Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5229 E. 2014/15638 K. 15.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5229
KARAR NO : 2014/15638
KARAR TARİHİ : 15.10.2014

MAHKEMESİ : MARMARİS SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/05/2012
NUMARASI : 2007/113-2012/396

Taraflar arasında görülen davada Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/05/2012 tarih ve 2007/113-2012/396 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, charter işi yapan davalı şirketin, R. A.’a ait olan E. II isimli yatı kiraladığını ve N.M. M.konaklaması için davacı şirket ile bağlama sözleşmesi yaptığını, ancak, yatın, 30.04.2006-18.06.2006 tarihleri arasındaki döneme ait bağlama sözleşmesine dayanan konaklama bedelini davalı şirketin ve tekne sahibi tarafından ödenmediğini, her iki tarafa aleyhine Marmaris 2. İcra Müdürlüğünün icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek; itirazın iptalini, takibin devamını, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, açılan davayı kabul etmediğini, davalıya borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan 8,15 Euro dışında alacaklı olduğunu ispatlayamadığı, tarafların konumu, tabi oldukları hükümler, aralarındaki hukuki ilişkinin mahiyetine göre davacının kötü niyetli olarak icra takibine geçtiği, davalının ise sübuta eren borcu nazara alındığında itirazının kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 8,15 Euro yönünden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, itiraz edilen 1.481,47 Euro üzerinden %40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, bağlama ücretinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın açıklanan niteliğine göre, uyuşmazlığın çözümünde TTK’nın deniz ticaretine ilişkin hükümlerinin uygulanması zorunludur. Bu durumu değerlendirme görevi de Denizcilik İhtisas Mahkemesi’ne aittir.
6762 sayılı Türk Ticaret Yasası’nın 4. maddesine eklenen fıkrada, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu Yasa’nın Dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı, bu mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenleme doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararıyla da bu tür davalara Denizcilik İhtisas Mahkemesi bulunmayan yerlerde Ticaret Mahkemesi varsa 1 numaralı Ticaret Mahkemesi, Ticaret Mahkemesi yok ise 1 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olarak görevlendirildiği belirlenmiştir. Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatlı mahkeme ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nin görev alanın tayininde davanın değeri önemli olmayıp, uyuşmazlığın deniz ticaretinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı esas alınır. Görev hususu re’sen ve davanın her aşamasında incelenmesi gereken hususlardan olup somut olayda Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli bulunduğu dikkate alınarak, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın görev yönünden BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.