YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5377
KARAR NO : 2015/3381
KARAR TARİHİ : 12.03.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/10/2013 tarih ve 2013/6-2013/344 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, davalılardan …, … ve Hazine vekilleri ile davalı … tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/03/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan Alaşehir Tapu Müdürlüğü vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin maliki bulunduğu 1199, 1358 ve 7 parsel sayılı taşınmazların, müvekkili şirketin eski müdürü olan davalılardan … tarafından, davalı …’nde diğer davalılara satıldığını, oysa eski müdür olan davalıya 29.04.2008 tarihinde verilen yetkinin 12.09.2008 tarihinde kaldırıldığını ve ilan edildiğini, buna rağmen taşınmazları satın alan davalı … ve …’ın davalı … ile danışıklı bir işlem içerisine girdiklerini, taşınmazların ucuz fiyata satıldığını, satıştan tapu sicil müdürlüğünün de sorumlu bulunduğunu ileri sürerek. dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde ise fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000,00 TL zararlarının satış anından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazine ile davalı …’den müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 17.05.2012 tarihli ilama dayanılarak, davalı …’in istifasının kabul edildiği 18.08.2008 tarihli ortaklar kurulu kararının, 18.09.2008 tarihli ticaret sicili gazetesinde ilan edilmiş olmakla, TTK.’nın 38. maddesi uyarınca 3. şahıslar bakımından da hüküm ifade edeceğinden, davalı …’in şirketi temsile yetkili olmadığının bilinmediğinin diğer davalılar tarafından iddia edilemeyeceği, bu nedenle yetkisi bulunmayan kişi tarafından davacının taşınmazının satışına ilişkin işlemin geçerli olmadığının kabulünün gerektiği gibi dava konusu taşınmazlardan 1199 sayılı parsel sayılı olanının, 13.08.2008 ilk satış tarihinden 1 hafta sonra 20.08.2008 tarihinde, davalı İhsan Aslaner’e yapılan devir işleminin dahi işlem tarihi itibariyle, olayların gelişimi değerlendirildiğinde muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan …, … ve Hazine vekilleri ile davalı … temyiz etmiştir.
1- Her ne kadar mahkemece tesis edilen hüküm, davacı vekili ile davalılardan … ve … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmişse de, anılan mümeyyizler tarafından temyiz aşamasında sunulan 19.12.2014 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat edildiği bildirilmiştir.
Bu durum karşısında, davacı vekili ile davalılardan … ve … vekilinin ve davalı …’in temyiz istemlerinin feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, davalı gerçek kişiler adına tescilli bulunan taşınmazlara ait tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescili, bu mümkün olmazsa uğranılan zararın, Devletin tapu kütüğünü doğru tutma yükümlülüğüne aykırı davranmasına dayalı olarak, davalı Tapu Sicil Müdürlüğü’nden ve zarara neden olan eylemi yapan davacı şirketin eski müdürü davalı …’den tazmini istemine ilişkindir.
Diğer bir deyişle davalı Tapu Sicil Müdürlüğü’ne, tapu iptali ve tescil talebi için husumet yöneltilmemiş, tapu iptali ve tescil talebinin reddedilmesi halinde, talep edilen tazminat istemi yönünden husumet yöneltilmiştir. Mahkemece terditli açılan işbu davanın ilk bölümünün kabulüne karar verildiğine göre, artık davalı Tapu Sicil Müdürlüğü yönünden davanın reddedildiğinin kabulü gerekir. Bu halde de anılan davalının yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulması mümkün değildir.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı Tapu Sicil Müdürlüğü’nün davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinden ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru değilse de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi, yargılamanın yeniden icrasını gerektirmediğinden, HUMK.’nın 438/7. maddesi uyarınca, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalılardan … ve … vekilinin ve davalı …’in temyiz istemlerinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının 3. bendinin 2. satırındaki ve 5. bendinin 1. satırındaki “davalılardan” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, çıkarılan bu ibareler yerine “davalı … dışındaki diğer davalılardan” ibarelerinin eklenmesine, yerel mahkeme kararının HUMK.’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Alaşehir Tapu Müdürlüğü’ne verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 2.093,30 TL harcın temyiz eden davalılar …, … ve …’a ayrı ayrı iadesine, 12/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.