Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5449 E. 2014/17139 K. 07.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5449
KARAR NO : 2014/17139
KARAR TARİHİ : 07.11.2014

Y A R G I T A Y İ L A M I

MAHKEMESİ :ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … (Kapatılan) 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/09/2013 tarih ve 2011/325-2013/218 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin üstlenmiş olduğu inşaat işinin bir kısmını taşeron sıfatıyla davalı şirkete yaptırdığını, davalı şirketin 2003 yılının 11. ve 12. ayları ile 2004 yılının birinci ayına ilişkin SSK borçlarını ödediğine dair dekont fotokopilerini müvekkili şirkete sunduğunu, davalı bankanın da … Sigorta İl Müdürlüğü’ne yazdığı yazı ile bu durumu teyit ettiğini, müvekkilinin bankanın beyanına güvenerek davalı şirket tarafından verilen teminat mektuplarını iade ettiğini, ancak daha sonra söz konusu dekontlardaki ödemelerin yapılmadığının ve bu dekontların sahte olduğunun ortaya çıktığını, bu nedenle müvekkilinin sigorta prim borçlarını idareye ödediğini, bankanın kusurlu eylemi nedeniyle teminat mektuplarını iade eden müvekkilinin zarara uğradığını ve bu zarardan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, 81.299,69 TL’nin avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkilinin davacı ile diğer davalı arasındaki uyuşmazlığın tarafı olmadığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının iddiasının aksine müvekkilinin, ödemelerin yapıldığına ilişkin bir teyit yazısı göndermediğini, söz konusu sahte dekontların diğer davalı tarafından davacıya sunulduğunu ve davacının bu dekontları müvekkiline ibrazı üzerine müvekkilinin, dekontlardaki ödemelere ilişkin bilgi yazısını sigorta il müdürlüğüne gönderdiğini, müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin, davacının taşeronu olduğu, anılan şirket tarafından bu ilişki kapsamında sigorta primlerinin ödendiğine ilişkin üç adet banka dekontunu davacıya sunduğu, davalı bankanın da bu dekontlara konu ödemelerin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na ait hesaba havale edildiğine ilişkin yazıyı SGK … Sigorta İl Müdürlüğü’ne gönderdiği, daha sonra söz konusu dekontların sahte olduğunun ve sigorta prim borcunun ödenmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle asıl işveren sıfatıyla sorumluluğu bulunan davacının sigorta primlerini dava dışı idareye ödediği, davalı bankanın Nenehatun Şubesi’nin özen borcunu ihlal ederek fotokopi dekontları kontrol etmeden şubelerince işlem yapılmış gibi idareye bilgi verdiği ve bu bilgi üzerine … Sigorta İl Müdürlüğü’nce davacıya herhangi bir borcun bulunmadığının bildirilmesi nedeniyle davacının, davalı şirket tarafından sunulan teminat mektuplarını iade ettiği ve bu şekilde zarara uğradığı, davalı bankanın özen yükümlülüğünü ihlal etmesi davacının da dekontlara konu paranın sicil dosyasına intikal edip etmediğini kontrol etmemesi nedeniyle oluşan zarardan sorumlu bulundukları, davalı bankanın %35 oranında kusurlu görüldüğü, dolayısıyla zarardan bu oranda sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı bankanın sorumluluğunun 28.454,89 TL ile sınırlı olmak üzere 81.299,69 TL’nin avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı bankanın özen yükümlülüğünü ihlal etmesi, diğer davalının ise hem sözleşmeye aykırı davranışı hem de haksız fiili nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zararın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, davalı bankanın, doğan zarardan kusuru oranında sorumluluğuna karar verilmiştir. Ancak, zaman itibariyle somut uyuşmazlığa uygulanması gerekli mülga 818 sayılı BK’nın 50. maddesi uyarınca birden fazla kişinin birlikte bir zarara yol açmaları halinde bu zarardan, zarara yol açanlar müteselsilen sorumlu olurlar. Aynı Kanun’un 51. maddesinde ise birden çok kişinin çeşitli sebepler yüzünden sorumlu olmaları halinde de yukarıdaki hükmün uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu itibarla mahkemece, somut olayda davalıların anılan hükümler gereğince zarardan müteselsilen sorumlu oldukları gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davalı bankanın kusuru oranında zarardan sorumlu tutulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 555,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı bankadan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.