YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5463
KARAR NO : 2014/11187
KARAR TARİHİ : 11.06.2014
MAHKEMESİ : KÖYCEĞİZ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/02/2013
NUMARASI : 2012/263-2013/26
Taraflar arasında görülen davada Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/02/2013 tarih ve 2012/263-2013/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili olan E.. D.. A.Ş.’nin D..’a ait 7 adet çek yaprağının kaybettiği için ilgili bankaya ibraz edemediklerini, bankanın da bunun üzerine kendilerinden ilgili çek yapraklarıyla çek iptali davası açmasını istediğini, bu süre zarfında da davacının hesabına bloke koyarak 3.946,58TL’nin müvekkiline ödenmesini engellediğini, hukuki yararın bulunmaması nedeniyle müvekkilinin çek iptal davası açmayacağı için hesabındaki blokenin kaldırılmasını davalı bankadan istediğini ancak davalının olumlu yanıt vermediğini ileri sürülerek hesabındaki blokenin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bu davanın 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında kanundan kaynaklanmadığını, ayrıca bankanın her çek yaprağının ibrazı halinde 500TL ile sorumlu ve bu parayı ödemek zorunda olduğunu, hesap üzerine bloke koymasının 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 10. maddesi gereği mevcut olan rizikodan kaynaklandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının D.. A.Ş. Ortaca Şubesi’nde 728836-351 no’lu çek hesabının bulunduğu, davacının 7 adet boş çek yaprağının kaybolduğunu iddia ettiği, davalı bankanın 29.01.2010 tarihli yazısında davacının 94 adet çek kullandığı, 28 adet çekin de iptal edildiği, karşılıksız çıkan çekinin bulunmadığı, numarası verilen 7 adet çekin müşteride gözüktüğü yönünde yanıt verildiği, bankalara süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde bankaların her bir çek yaprağı için 500,00 TL’ye kadar çek hamiline ödeme yapmakla yükümlü olduğu, davalı bankanın davacının bankalarda bulunan hesabına bloke koyabilmesi ve alacağını talep edebilmesi için öncelikle kaybolduğu iddia edilen çeklere ilişkin meşru hamillerine yasada belirtilen miktarda ödeme yapması gerektiği, ödeme yapılmadan ilerde gerçekleşme ihtimali bulunan rizikoya dayanarak davacının hesabına bloke koymasının yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile D.. Ortaca Şubesi’nde bulunan davacıya ait 728… no’lu hesaba davalı banka tarafından konulan blokenin kaldırılmasına ve bloke tamamı olan 3.946,58 TL’nin davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava; davacının, davalı banka nezdinde bulunan hesabına konulan blokenin kaldırılması ile blokeli tutarın iadesi istemine ilişkidir. Mahkemece, yukarıda özetlendiği şekilde bankanın davacıya ait hesaba bloke koyabilmesi ve alacağını talep edebilmesi için öncelikle kaybolduğu iddia edilen çeklere ilişkin meşru hamillerine yasada belirtilen miktarda ödeme yapması gerektiği, ödeme yapılmadan ileride gerçekleşme ihtimali bulunan rizikoya dayanarak hesaba bloke koymasının yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, Yargıtay HGK’nun 21.9.2011 tarih, 2011/17-513 Esas, 2011/549 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere Mülga 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki” Kanunun 10. ve 5491 sayılı Çek Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca muhatap banka süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde yasal sorumluluk miktarına kadar ödeme yapmakla, kısmen karşılığının bulunması halinde ise kalan meblağı tamamlamakla yükümlüdür. Aynı maddede ödeme yükümlülüğü ile ilgili hususun hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir kredi sözleşmesi hükmünde olduğu açıklanmıştır. Bu ödeme külfeti, yasa gereğince bankalara yükletilmiş olduğundan, bankaca müşterisine verilen her çek yaprağı için bankadaki mevduatının, her bir çek için yasal sorumluluk miktarı ile sınırlı olarak banka lehine rehinli olduğunun kabulü zorunludur. Ayrıca, davalı taraf, davacı ile aralarında akdedilen genel kredi sözleşmesinde de bankaya teslim edilmeyen çek yaprakları nedeniyle bankanın 3167 sayılı Yasa’nın 10. maddesi uyarınca oluşması muhtemel zararları için bloke, rehin, takas, mahsup gibi haklarının bulunduğunu ve davacının sözleşmeyi imzalayarak bunu kabul ettiğini savunduğuna göre, mahkemece taraflar arasında akdedilen sözleşme getirtilip, sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunup bulunmadığı, hüküm var ise bu hükme dayanarak yapılan bloke işleminin usul ve yasaya uygun olup olmadığı tartışılmaksızın ve yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve yazılı gerekçelere dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.