YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5579
KARAR NO : 2014/11914
KARAR TARİHİ : 23.06.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/10/2013
NUMARASI : 2011/714-2013/442
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/10/2013 tarih ve 2011/714-2013/442 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, sahip olduğu iş makinelerinden H. ZX400LCH-3 paletli ekskavatör ile H. ZX350LCH paletli ekskavatörü davalı sigorta şirketinin acentesine sigortalattığını, bu doğrultuda 19.10.2010-05.07.2011 tarihlerini kapsayan 3617698 ve 05.07.2011-01.01.2012 tarihlerini kapsayan 4329135 nolu hareketli makinalar sigorta poliçelerinin düzenlendiğini, sigortalı makinelerden H. ZX 400LCH-3 model makinenin 02.07.2011 ve 07.08.2011 tarihlerinde iki kez H. ZX 350LCH model makinenin ise 24.10.2011 tarihinde bir kez hasar gördüğünü, hasar nedeniyle davalı sigorta firmasına ihbarda bulunulduğunu, davalı firma eksperlerince yapılan incelemeler neticesinde hasarın teminat dışı olduğunun belirtilmesi neticesinde davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 15.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işletilecek Merkez Bankası’nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 15.08.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle davasını ıslah edip 81.433,56 TL maddi tazminatın 28.882,28 TL’lik kısmının … nolu hasarın meydana geldiği tarih olan 24.10.2011, 45.130,02 TL’lik kısmının … nolu hasarın meydana geldiği tarih olan 07.08.2011, 7.421,26 TL’lik kısmının … nolu hasarın meydana geldiği tarih olan 02.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, her iki poliçede de özel koşullar başlıklı kısımda poliçelerin … numaralı inşaat poliçesinde belirtilen proje adresinde geçerli olduğunun belirtildiğini, bu alan dışında meydana gelen hasarın teminat dahilinde sayılamayacağını, hasarlanan makinelerle poliçede sigorta kapsamına alınan makinelerin seri numaralarının örtüşmediğini, söz konusu makinelerin bu nedenle teminat dahilinde olmadığını, her üç hasarın da makinelerin mutad kullanımından meydana gelmesi nedeniyle teminat kapsamında bulunmadığını, poliçelerde eksik sigortanın sözkonusu olduğunu, bu nedenle hasar bedelinden indirim yapılması gerektiğini, davacının hasar sonrasında yaptığı eylemler nedeniyle hasarın artışına sebebiyet verdiğini, davada ancak dava tarihinden itibaren yasal faizin istenebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; hasar gören makinelerin taraflar arasında akdedilen sigorta poliçeleri kapsamında bulunduğu, poliçelerin düzenlenmesi esnasında makinelerin satın alındıkları bedel üzerinden değil daha düşük bedel üzerinden sigortalama işleminin yapıldığı, bu nedenle eksik sigortadan söz edilmesinin gerektiği, sigortacının hasar başına 2.000 Euro’dan az olmamak üzere %10 muafiyetinin bulunduğu dosya kapsamında alınan 16.1.2013 tarihli raporun oluşa uygun olduğu gerekçesiyle 57.983,47 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin katılma yoluyla temyizinin incelenmesine gelince;
Dava; hareketli makineler sigorta poliçesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece 16.01.2013 tarihli bilirkişi raporu oluşa ve dosya kapsamına uygun görülerek poliçe kapsamına göre eksik sigorta bulunduğunun kabulüyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, hükme esas alınan bu rapora davacı vekilince poliçe bilgilendirme formu ve şartlarına göre sigorta değeri belirlenirken ikame bedel yerine rayiç bedelin esas alınması gerektiği belirtilmek suretiyle itiraz olunmuş, bu doğrultuda bilirkişilerce 05.07.2013 tarihli ek ropor düzenlenmiştir. Bahsi geçen ek raporda taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesinde hasar gerçekleştiği tarihteki rayiç bedel üzerinden sigorta değerinin tespit edileceği, bu nedenle meydana gelen hasarlar nedeniyle eksik sigortadan söz edilemeyeceği belirtilmiştir. Dava dosyasında yer alan sigorta poliçelerinin “E.TAZMİNAT” alt başlığı altında yer alan iki nolu bentlerde “Tazminat ödenmesinin söz konusu olduğu hallerde, sigorta değeri rizikonun gerçekleştiği anda belirlenir. Bu durumda sigorta değeri, rizikonun gerçekleştiği anda sigortalı kıymetin rayiç değeridir” hükmü yer almaktadır. HMK’nın 282. maddesinde belirtilen “Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir” hükmü bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HMK md. 281/2) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (HMK md. 281/3) şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa, hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek uyuşmazlığın hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceği kabul edilemez. Kaldı ki, dava konusu edilen hususlar teknik bir konu olup bilirkişinin rey ve mütalaasına başvurulmasını zorunlu kılar niteliktedir. Bu durumda mahkemece yapılan itaraz üzerine bilirkişiden ek rapor alındığı halde denetime elverişli gerekçe gösterilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup hükmün bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarının kabulüyle kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına, aşağıda yazılı bakiye 2.970,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.