YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5591
KARAR NO : 2015/3379
KARAR TARİHİ : 12.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/12/2013 tarih ve 2011/77-2013/291 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/03/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında 02.08.2005 tarihinde … Şubesi ve 30.11.2005 tarihinde İskenderun Şubesi için acentelik sözleşmesi yapıldığını, ek protokolün 5. maddesi ve cari hesap sözleşmesinin 4. maddesine göre davalının hak ediş bedellerini sürekli geç ödediğini, ayrıca Ağustos 2008 tarihinden itibaren 3 aylık hak ediş bedelini davacıya ödemediğini, yine sözleşme gereği araçların devri sırasında sözleşme koşullarına uyulmaması gereği müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin 02.08.2005 tarihli acentelik sözleşmesini 06.10.2008 tarihinde noter aracılığı ile feshettiğini, ihtarnamenin 14.10.2008 tarihinde davalı tarafından tebellüğ edildiğini, davalının fesihten habersizmiş gibi sonraki bir tarihte kendisinin de sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini ileri sürerek, 30.000 Euro katkı bedelinin, haklı fesih sonucu davalıya devredilen demirbaş bedelleri ile bunlara yapılan tadilat masrafı olarak 5.000 TL’nin, davalı tarafından davacıya geç devri yapılan araçlar için 15.000 TL tazminat bedelinin, ödenmeyen hak ediş bedelleri olarak İskenderun Şubesi için 16.991,15 TL ve Pac Şubesi için 10.194,76 TL alacağın, ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, hak edişleri gereği gibi ödemeyen davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmemiş olup, bu davranışının davacı açısından haklı sebeple fesih nedeni oluşturduğu, davacının sözleşme gereği araçların geç devri nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararını ispatlayamadığı gerekçesiyle 30.000 Euro katkı payının 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince yürütülecek faizi ile birlikte, İskenderun Şubesi için 16.991,15 TL, Pac Şubesi için 10.194,76 TL hak ediş bedelinin, dava tarihinden itibaren TCMB’nin kısa vadeli mevduatlar için uyguladığı faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davalının davacı acentenin hak ediş bedellerini süresinde ödemediği, dolayısıyla davacının acentelik sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kabul edilmiş ve davacı yararına sözleşmede kararlaştırılan katkı payının ve her iki şube için de tespit edilen hak ediş bedellerinin tahsiline, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiş ve tesis edilen hüküm, sadece davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Ancak acentelik sözleşmesinin 37. maddesinde belirtildiği üzere, davacı acentenin davalı şirkete ödediği katkı payı bedelinin, acentenin sözleşmeyi haklı nedenle feshi hariç, hiçbir hal ve şartta iade edilmeyeceği, acentenin de kabulündedir. Acentelik sözleşmesinin feshi koşullarını düzenleyen 41. maddesine göre ise, davalı … Kargo … İçi ve … Dışı Taşımacılık A.Ş’nin işbu sözleşmedeki yükümlülüklerinden herhangi birisini, mücbir sebebe dayananlar hariç, 30 gün süreli ihtara rağmen yerine getirmemesi durumunda, acente açısından haklı nedenle fesih imkanı oluşacaktır. Dolayısıyla davacı acentenin davalıya ödediği katkı payı bedelini geri isteyebilmesi, ancak sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesine, haklı nedenle feshedebilmesi de, ancak fesihten önce davalıya yükümlülüklerini yerine getirmesi için 30 günlük süre veren bir ihtarname keşide etmesi ve davalının buna rağmen yükümlülüklerini yerine getirmemesi koşuluna bağlanmıştır. Somut olayda ise mahkemece davacı tarafından davalıya fesih ihtarından önce 30 günlük süre tanıyan bir ihtarnamenin keşide edilip edilmediği incelenmemiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacının katkı payı bedelinin iadesi talebi yönünden, davacı tarafından davalıya fesih ihtarından önce 30 günlük süre tanıyan ilk ihtarnamenin keşide edilip edilmediği, diğer bir deyişle davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshedip feshetmediği incelenmeden, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Davalının, davacı acentenin .. ve … Şubeleri için talep ettiği hak ediş bedelleri yönünden mahkemece tesis edilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davalı vekili tarafından, davacının hak ediş bedellerinin tamamının usulüne uygun biçimde ödendiği, ancak davacının yükümlülüklerinin yerine getirmemesi nedeniyle (örneğin davacının çeklerinin karşılıksız çıkması, davacının 3. kişilere olan borcunun davalıya gönderilen İİK’nın 89/1 ihtarnamesine istinaden icra dosyalarına ödenmesi ve özellikle davacının kasa açığı) davacının hak ediş bedellerinden kesinti yaptığı savunulmuş, bu kesintilere dair yazışma ve makbuzlar dosyaya sunulmuş, mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulup inceleme yapılmamıştır.
O halde mahkemece, davalının anılan savunmasının incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan alacak kalemi yönünden de eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Yine mahkemece davacının talep edebileceği hak ediş bedelleri yönünden hükmedilen alacak miktarları için yürütülen faizin türü belirtilmeden, alacağın “….Bankası’nın kısa vadeli mevduatlar için uyguladığı faiziyle birlikte” davalıdan tahsiline karar verilmesi dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan bozma neden ve kapsamına göre, davalı vekilinin, mahkemece davacının katkı payı bedelinin iadesi talebi yönünden kurulan hükme ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1), (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, mahkemece davacının katkı payı bedelinin iadesi talebi yönünden kurulan hükme yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.