YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5594
KARAR NO : 2015/3276
KARAR TARİHİ : 10.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa(Kapatılan) 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/03/2013 tarih ve 2012/10-2013/107 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/03/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı … vekili Av. …dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesaplarından sahte imzalı talimatlar ile para çekildiğini, dekontlardaki imzaların da müvekkili temsilcisine ait olmadığını ileri sürerek, 441.533,65 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hesabından yapılan ödemelerin davacı şirket temsilcisi tarafından verilen talimata göre yapıldığını, çekilen paraların davacı şirket borçları için kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin hesaplarından 39 ayrı işlem ile sahte imzalı talimatlar kullanılmak suretiyle toplam 441.533,65 TL para çekildiği, davalı bankanın davacının zararından sorumlu olduğu, ancak usulsüz çekilen 78.047,55 TL’nin daha sonra davacının başka bankalardaki hesaplarına aktarıldığı, bu nedenle 78.047,55 TL yönünden davacı zararının olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 363.486.10 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketin davalı bankadaki hesabından sahte imzalı talimatlar ile para çekilerek davacı şirketin zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı tarafça, şirket hesaplarından 39 ayrı işlem ile toplam 441.533,65 TL çekildiği ve para çekim işlemlerinde kullanılan talimatların davacı şirket temsilcisine ait olmadığı iddia edilmiş, davalı banka ise, davacı şirket müdürü tarafından bankaya verilen 20.11.2007 tarihli yazı ile şirket adına İ. Hakkı Akgün’ün banka hesapları üzerinde her türlü işlemi yapmaya yetkili kılındığının bildirildiğini, tüm ödemelerin adı geçen şirket çalışanına yapıldığını, çekilen paraların davacı şirketin diğer bankalardaki kredi borçlarına yatırıldığını, bir kısım çekilen paraların yine davacı şirketin bayilerinin hesaplarına yatırıldığını, diğer bir kısım çekilen paraların da davacı şirket hesaplarına yatırıldığını, tüm para çekim işlemlerinden davacı şirketin haberinin olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, 20.11.2007 tarihli belge ve para çekim işlemlerinde kullanılan talimat belgelerindeki imzalar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde 20.11.2007 tarihli belgedeki imzanın davacı şirket müdürüne ait olduğu, ancak diğer imzaların davacı şirket müdürüne ait olmadığı belirlenmiştir. Bununla birlikte sahte imzalı 2 talimat ile çekilen toplam 78.047,55 TL’lik paranın davacı şirket hesaplarına EFT yapıldığı da belirlenmiştir.
Davalı banka hesaplarında davacı adına yapılan tüm para çekim işlemlerinden davacı şirketin haberdar olduğu davalı tarafından savunulmuş ise de, bu para çekim işlemlerine icazet verilecek şekilde davacı şirket yetkilisi tarafından hesaplar üzerinde usulsüz çekildiği iddia edilen işlemlerden sonra her hangi bir işlem yapılıp yapılmadığı açıklığa kavuşturulmadığı gibi, çekilen paraların şirket işlerinde kullanıldığı ve paraların bir kısmının bayilerin hesaplarına yatırıldığına yönelik davalı savunması da yeterince araştırılmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafından hesaplardan çekilen paraların davalı banka çalışanları tarafından zimmete geçirildiği iddia edilmediğine göre, davalı banka vekilinin savunmaları üzerinde durularak, davacı şirket yetkili organlarının veya onların görevlendirdiği kimselerin gerek banka hesapları ve gerekse şirket muhasebe kayıtları üzerinde denetim görevini yapıp yapmadıkları, ödemelerin benimsenip benimsenmediği, davacı şirketin kusurlu olup olmadığı, çekilen paraların şirket işlerinde harcanıp harcanmadığı, gerektiğinde şirket bayilerinin defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle davacının bir zararının bulunup bulunmadığı, zararın oluştuğunun tesbiti halinde zararın artmasında davacı şirketin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının varsa oranının tesbiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususları yeterince tartışmayan ve sadece davalı banka yönüyle değerlendirme yapıp sonuca varan yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.