Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5669 E. 2014/9348 K. 20.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5669
KARAR NO : 2014/9348
KARAR TARİHİ : 20.05.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/03/2013 gün ve 2011/74-2013/122 sayılı kararı onayan Daire’nin 24/01/2014 gün ve 2013/11147-2014/1542 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı işveren tarafından davalı bankanın … Şubesi’ne 24/03/1999 tarihinde yatırılan sigorta priminin müvekkili hesabına değil, ilgisi olmayan tasarrufu teşvik hesabına alındığını ve prim borcunun işverenden talep edilmesi sonucunda durumun anlaşıldığını, işveren aleyhine yapılan icra takibinin işverenin bir kusurunun bulunmaması sebebiyle iptal edildiğini, davalı aleyhine başlatılan icra takibinin de doğrudan takip yapılması gerekçesiyle kabul edilmediğini, davanın genel hükümlere göre açıldığını, davalı tarafça yapılan işlemler sebebiyle davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 10.171,95 TL prim, 67.423,38 TL gecikme zammı ve 4958 sayılı kanunun 38. maddesi gereğince 39.521,80 TL faiz olmak üzere toplam 117.117,13 TL’nin dava tarihinden sonra tahakkuk edecek gecikme zammı ve faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, dava dışı işveren tarafından gerekli olan sigorta primlerinin davalı bankaya yatırıldığı ancak davacı hesabına aktarılması gerekirken yanlış hesaba aktarıldığı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor kapsamında davacının alacaklı olduğu miktarın belirlendiği, davalının işlemi sebebiyle kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 61.467,48 TL’nin 10.171,95 TL’lik kısmına dava tarihinden itibaren 6183 sayılı yasa gereğince gecikme zammı tahakkuk ettirilerek davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ise reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 24.01.2014 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 20/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.