YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5716
KARAR NO : 2014/8554
KARAR TARİHİ : 06.05.2014
MAHKEMESİ : BİNGÖL 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/03/2011
NUMARASI : 2007/589-2011/249
Taraflar arasında görülen davada Bingöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/03/2011 tarih ve 2007/589-2011/249 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı sigorta şirketleri vekilleri ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/09/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili asıl davada, davalıların sürücü, malik, zorunlu trafik ve koltuk ferdi kaza sigortacısı olduğu araçta müvekkillerinin anne ve babasının yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen kaza sonucu vefat ettiklerinin, bu nedenle müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarının bulunduğunu ileri sürerek, her bir müvekkili için 400,00 TL maddi ve 6.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 3.200,00 TL maddi ve 48.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise, davalıların sürücü, malik, zorunlu trafik ve koltuk ferdi kaza sigortacısı olduğu araçta yolcu iken meydana gelen kaza sonucu %97 oranında malul olduğunu, bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 184.303,63 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hür Sigorta Şirketi vekili, müvekkilinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olarak maddi tazminattan limit dahilinde sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı I.. Sigorta Anonim Şirketi vekili, müvekkilinin koltuk ferdi kaza sigortacısı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların yaşları itibariyle murisin desteğine muhtaç olmadıkları, ancak 540,00 TL def’in gideri zararlarının olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 540,00 TL maddi ve her bir davacı için 6.000,00 TL’den toplam 48.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline birleşen dava yönünden, davacının meydana gelen kaza sonucu %97 oranında malul olacak şekilde yaralandığı gerekçesiyle, birleşen davanın kısmen kabulü ile 141.145,86 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline (davalı sigorta şirketlerinin maddi tazminattan limit dahilinde sorumlu olmalarına) karar verilmiştir.
Kararı, davalı sigorta şirketleri vekilleri ve katılma yolu ile davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı sigorta şirketleri vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl dava, davacıların murislerinin yolcu olarak içinde bulunduğu aracın kaza yapması sonucu vefatları nedeniyle maddi ve manevi tazminat, birleşen dava ise aynı kazada yaralanan davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararın tazmini istemlerine ilişkindir.
Somut olayda, mümeyyiz davalı I.. Sigorta A.Ş. kaza yapan aracın zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısıdır. Bu sigorta, can sigortası türlerinden olup, bir meblağ sigortası olması itibariyle de, ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavinin giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, sigorta bedelinin ödenmesi gerekeceğinden, bu yönlerin ispatlanması yeterli olup, gerçek zararın hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir.
Mahkemece, asıl davada davacıların murislerinin ölümü nedeniyle yapmış oldukları cenaze giderinden ve birleşen davada ise davacı yaralanması nedeniyle maluliyetinden dolayı oluşan işgörmezlik (efor) tazminatından davalı I.. Sigorta A.Ş. de sorumlu tutulmuş ise de, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda cenaze gideri Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta teminatına dahil olmayıp davalı I.. Sigorta A.Ş’nin bu giderden sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi, birleşen davada da davacının uğradığı maluliyetin, sigorta poliçesi genel şartlarındaki karşılığı varsa tespiti ile buna göre hak edebileceği sigorta bedeli belirlenmek ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, davacının meslekte kazanma gücü esasına göre maddi tazminatın hesaplanarak davalı Işık Sigorta A.Ş’nin sorumlu tutulması doğru olmamış asıl ve birleşen davalarda davalı I.. Sigorta A.Ş. yönünden verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre davalı I.. Sigorta A.Ş. vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
4- Davalı H..Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mümeyyiz davalı davaya konu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, mahkemece, manevi tazminattan davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmamış ise de, manevi tazminatın da içinde bulunduğu yargılama gideri ve vekalet ücretinin tamamından davalı gerçek kişiler ile birlikte davalı sigorta şirketinin de sorumlu tutulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı H.. Sigorta A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
5- Davacılar vekilinin katılma yolu ile temyiz itirazlarına gelince, davalı I.Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesi davacılar vekiline 17.12.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup, karar davacılar vekili tarafından katılma yolu ile temyiz için öngörülen 10 günlük temyiz süresi geçirildikten sonra 30.12.2013 günü temyiz edilmiştir. 1086 sayılı HUMK’nın 432/4. maddesi uyarınca süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.03.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince Yargıtay tarafından da bu yönde karar verebileceğinden, temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketleri vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı I. Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın adı geçen davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle I. Sigorta A.Ş. vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek bulunmadığına, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı H.. Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın adı geçen davalı yararına BOZULMASINA, (5) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin HUMK’nın 432/4. madde hükmü gereğince süre yönünden REDDİNE, takdir olunan 1.100,00 duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınıp, davalı H.. Sigorta A.Ş’ye verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 610,80 TL harcın temyiz eden davacılara iadesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden H.. Sigorta A.Ş. ve Işık Sigorta A.Ş’ye iadesine, 06/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.