YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5780
KARAR NO : 2014/9346
KARAR TARİHİ : 20.05.2014
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … … 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/12/2011 gün ve 2009/18-2011/119 sayılı kararı bozan Daire’nin 06.11.2013 gün ve 2012/6766-2013/19806 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketlerden … Tic. Ltd. Şti.’nin “…” markasını esas unsur olarak içeren ticaret unvanını 02/10/2002 tarihinde tescil ve ilan ettirdiğini, davalının … Ticaret Odası nezdinde kayıtlı olan bir şirket olup davacı şirketlerle aynı alanda faaliyet gösterdiğini, diğer davalı şirket olan …… İth. İhr. İhtiyaç ve Gıda Mad. Paz. San. ve Tic. A.Ş.’nin ise “…” markasını esaslı unsur olarak içeren ticaret unvanını 10/12/2007 tarihinde tescil ve ilan ettirdiğini, bu davalının da müvekkili şirketlerle aynı alanda faaliyet gösterdiğini, aynı ve benzer kapsamdaki ürün ve hizmetleri müvekkili şirketler ile aynı piyasaya sunan davalıların, müvekkili şirket adına tescilli “…” ibaresinin kullanmak suretiyle müvekkillerinin marka ve ticaret unvanı üzerindeki haklarına tecavüz ettiklerini, bu yolla haksız kazanç elde ettiklerini, müvekkillerinin zarar görmesine neden olduklarını iddia ederek davalıların, müvekkillerine ait “…” markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabetinin tespitini, durdurulmasını ve men’ini, davalıların markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden tüm unsurlarının ortadan kaldırılmasını, bu kapsamda “…” markasının davalıların işyeri unvanında ve diğer tanıtım araçlarında kullanımının önlenmesini ve yasaklanmasını, “…” ibaresinin davalıların ticaret unvanından çıkarılarak ticaret sicilinden terkinini, 2.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle müvekkillerine ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, “…” kelimesinin değil “……” ibaresinin müvekkili şirketlerin ticaret unvanında yer aldığını, davalı şirketlerin gıda sektöründeki ticari faaliyet tarz ve yöntemlerinin davacı şirketlere benzemediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tarafların ticaret unvanlarında benzerlik olmadığı ve ortalama tüketiciler bakımından karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davacıların arada aracı olmaksızın toptan satış hizmeti sundukları, davalıların da üreticilerden temin ettikleri malları perakende satış yapanlara iletme mahiyetinde aracılık yaptıkları, bu farklılığın tarafların hitap ettiği tüketici kesimlerinin de farklı olduğu sonucunu doğurması dolayısıyla bu bakımdan, taraf unvanları arasında iltibas olmayacağı, davacıların markasal kullanımlarının “…” ibaresi olduğu halde davalıların markasal kullanımlarının ” …… A.Ş.” ibaresi şeklinde olduğu, bu açılardan bütünsel olarak bakıldığında davacıların vergi mükellefi olan kişilere yönelik hizmet sunduğu, tarafların şirketleri arasında idari veya ekonomik bir bağ olduğuna ilişkin intibanın oluşmadığı, tarafların markasal kullanımlarındaki tek benzer ibarenin “…” ibaresi olduğu, bu bakımdan ticaret unvanından terkini gerektirir yasal bir neden olmadığı, terkin gerçekleşinceye kadar ticaret unvanının kullanılmasının …’nın 20/I, 41 ve 52. maddeleri gereğince yasal hak ve yükümlülük olduğu davalının bu yöndeki kullanımının da tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği, buna göre haksız rekabetin tespiti ve men’ine yönelik istem şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 06.11.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacılar yararına bozulmuştur.
Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 20.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.