Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5806 E. 2014/9985 K. 29.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5806
KARAR NO : 2014/9985
KARAR TARİHİ : 29.05.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.10.2012 gün ve 2011/21-2012/248 sayılı kararı düzelterek onayan Daire’nin 23.10.2013 gün ve 2013/1542-2013/18570 sayılı kararı aleyhinde davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-birleşen davada davalı vekili, tekstil ithalatıyla uğraşan müvekkilinin ithal ettiği kumaşları davalı-birleşen davada davacının antreposunda muhafaza ettiğini, 249 kap 21.000 kg kumaşın bu güne kadar müvekkiline teslim edilmediğini, davalı-birleşen davada davacının taraflarına ihtarname göndererek malların kendilerinde olduğunu beyan ettiğini, müvekkili tarafından da davalı-birleşen davada davacıya malların iadesi ya da bedelinin ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, ancak malların teslim edilmediğini ve bedelinin de ödenmediğini ileri sürerek, malların aynen iadesini, bu mümkün olmazsa bedeli olan 155.000 TL’nin ihtar tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalı-birleşen davada davacıdan tahsilini talep ve dava etmiş; birleşen davada ise, malların ardiye ücretlerinin ödendiğini, müvekkilinin herhangi bir ardiye ücreti borcunun bulunmadığını ve malların teslimine yönelik girişimlerinden sonra usulsüz olarak fatura düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı-birleşen davada davacı vekili, malların teslim alınması için davacıya ihtarda bulunulduğu halde teslim alınmadığını, bu nedenle dava açmakta hukuki yararın bulunmadığını, müvekkilinin BK’nın 476. maddesinde belirtilen hakkını kullandığını, davacı-birleşen davada davalının ardiye ücretini ödeyerek bu eşyayı teslim alabileceğini savunarak, davanın reddini istemiş; birleşen davada ise, müvekkilinin … sahibi olup, ithalatçı ve ihracatçı firmalara antrepolarında ardiye hizmeti verdiğini, davalı-asıl davada davacı firmanın 2004, 2005, 2006 yıllarında ithal etmiş olduğu ve gümrük işlemlerini tamamlayarak, müvekkiline ait gümrüklü antrepodan çıkararak, müvekkilinin serbest deposuna tevdi ettiği 249 kap 21.000 kg. eşyasının müvekkilinin serbest deposunda muhafaza edildiğini, davalı-asıl davada davacının malı teslim almaktan kaçındığını, ardiye ücretini ödemediğini ve taraflarınca ihtarname gönderilerek temerrüte düşürüldüğünü, temerrüte düşen tarafa ardiye ücret alacağı için fatura gönderildiğini ancak, faturanın da iade edildiğini, daha sonra ilamsız icra takibi başlattıklarını ve davalı-asıl davada davacı tarafın itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, müvekkilinin ardiye ücret alacağının tespiti ile 249 kap 21.000 kg. eşyanın 12.07.2006 tarihine kadar işlemiş ve icra takibi ile talep etmiş oldukları 35.959,00 TL’nin icra takip tarihi olan 23.08.2006 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalı-birleşen davada davacı elinde bulunan ve mülkiyeti davacı-birleşen davada davalıya ait olan kumaşın aynen teslimine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline, birleşen dava konusu 13.846,69 TL depolama ücretinin 07.12.2006 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
Bu kez davacı-birleşen davada davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı-birleşen davada davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı-birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacı-birleşen davada davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 29.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.