Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5867 E. 2014/11885 K. 23.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5867
KARAR NO : 2014/11885
KARAR TARİHİ : 23.06.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.11.2013 tarih ve 2012/16-2013/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından … düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait 588 karton emtianın deniz taşımasını yaptığını, malların Türkiye’de limana getirilmesini müteakip davalının müvekkili ile irtibata geçmeyip emtiayı almak ve konteynırı boşaltmak için çaba göstermediğini, mallar davalı tarafından alınmayınca demoraj masraflarına ilişkin faturanın kesildiğini, fatura bedeli de ödenmeyince davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe haksız ve yersiz itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan savcılık soruşturması kapsamında ve mahkeme kararına istinaden dava konusu mallara el konulduğunu, iade taleplerinin mahkeme tarafından kabul edilmediğini, mallara el konulmasında müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, masrafların gümrük idaresinden istenebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yükün davacı tarafından davalı adına İlbey Burak Kalyoncu’ya 13.10.2010 tarihinde teslim edildiği, ancak teslimden sonra gümrük yetkililerinin gümrük mevzuatı gereğince işlem yaptığı ve yüke el koyduğu, taşıma sözleşmesi gereğince yükün teslim edilmesi ile sözleşme hükümlerinin ifa edilmiş olduğu, gümrük idaresince yapılan el koyma gümrük mevzuatına ilişkin olup gönderilenin gümrük mevzuatı gereğince yük üzerinde tasarruf hakkını kullanamamasının yükün teslim edilmediği anlamına gelmeyeceği, gönderilen davalının TTK’nın 1069’uncu maddesi gereğince malı teslim almakla navlun ve navlun teferruatından olan bütün masrafları ödemekle yükümlü bulunduğu, konteynerin haksız işgali nedeniyle konteyner malikinin uğramış olduğu zararı isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, uyuşmazlık konusu demuraj bedelinin davacının acentesi olduğu Kawasaki Kisen Kaisha Ltd. adına talep edildiğinin açıklanmasına, ceza soruşturması esnasında yapılan el koyma kararının kaldırılması için 2012 yılında talepte bulunduğu ve yine 2012 yılında konteynırın iade edildiğinin davalı tarafından belirtilmesine, bu davada ise sadece 66 gün için demuraj ücreti talep edilmiş olmasına, fazlaya ilişkin alacak için açılacak davada, davacının da kusurlu bulunduğu yönündeki savunmanın değerlendirilecek bulunmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.