YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5893
KARAR NO : 2015/3859
KARAR TARİHİ : 19.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/12/2013 tarih ve 2012/15-2013/271 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/03/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakim… tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından girişilen icra takibi nedeniyle GOSE RUNNER isimli geminin seferden men edilmesine karar verildiğini, oysa müvekkilinin bu gemiyi Cebelitarık’ta gerçekleştirilen resmi icra ihalesi ile her türlü takyidat, rehin ve borçtan arındırılmış olarak 870.000 USD karşılığında satın aldığını, ihale sonucunun ilan edildiğini, tüm alacaklıların 60 gün içinde satışı gerçekleştiren mahkemeye müracaat ederek alacaklarını bildirmelerinin, aksi halde alacaklarının düşeceğinin ihtar edildiğini, TTK’nın 1245. maddesine göre geminin kamu otoritesi tarafından ihale yolu ile satılmış olması halinde gemi üzerindeki rehin haklarının kalkacağını, müvekkiline ait geminin Tuzla’da haciz ve seferden men edilmiş şekilde beklediğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, cebri icra ile satış sonucunda Cebelitarık (İngiliz Hukuku) uyarınca gemi üzerindeki tüm rehinlerin, yükümlülüklerin ve borçların sona erdiği, TTK’nın 1245. maddesinde, Türkiye genelinde tirajı en yüksek beş gazete arasından 2 ayrı gazetede ise üç gün ara ile iki kez ilanen tebligat yapılması suretiyle gemi alacaklılarının satıştan haberdar edilmeleri kaydıyla yurt dışında yapılan satışların kanuni rehin haklarının sona erdiğinin düzenlendiği, ancak maddede kastedilenin Türk bayraklı gemiler olduğu, taşınır rehinin paraya çevrilmesi yolu ile Kartal 5. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3836 E. sayılı dosyası üzerinden 02/05/2011 tarihinde başlatılan dava konusu takibin, 21/03/2011 tarihinde mülkiyetin geçişinden sonra yapıldığı, TTK’nın 1245. maddesinin dava konusu olayda uygulanma yeri olmadığından ve Cebelitarık’ta yapılan cebri satışın tüm takyidatlardan ari olarak mülkiyeti geçirdiğinden, yeni malik davacının artık kanuni rehin hakkı sorumluluğunun sona erdiği, davalının kanuni rehin hakkına dayalı dava konusu taşınır rehininin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Kartal 5. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3836 E. sayılı takip dosyası gereğince borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki ihtilaf yabancı bir geminin yurt dışında cebri icra yoluyla satılması halinde üzerinde bulunan kanuni rehin hakkının kalkıp kalkmadığı noktasında toplanmaktadır. Takip tarihi itibariyle davada 6762 sayılı TTK hükümleri uygulanacaktır. Bu Yasa’nın 5136 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile değiştirilen 1245. maddesine göre “Geminin, 1- Yurt içinde cebri icra yoluyla, 2- Türkiye genelinde tirajı en yüksek beş gazete arasından iki ayrı gazetede üç gün ara ile iki kez ilanen tebligat yapılmak suretiyle gemi alacaklılarının satıştan haberdar edilmeleri kaydıyla yurt dışında cebri icra yoluyla satılması halinde kanuni rehin hakkı kalkar.” Gemi alacaklısı hakkının bahşettiği kanuni rehin hakkı, yasadan doğan, tescile tabi olmayan, geminin her zilyedine karşı ileri sürülebilen icrai bir hak olup doğumu, tanınması, kullanılması ve sukutu devletlerin hakimiyet hakları ile ilgili birer icra işlemleri olduğundan yapıldıkları ülke hukukuna tabidir. 6762 sayılı TTK’nın 1245/2. maddesinde öngörülen gemi alacaklılarının gemi üzerindeki rehin haklarının kalkması koşulları da oluşmamıştır. Esasen Dairemiz uygulaması da bu yöndedir. (Dairemizin 22/06/2007 tarih ve 2006/6647-9553 sayılı kararı)
Bu itibarla, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19/03/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Temyiz incelemesi yapılan uyuşmazlık yabancı bayraklı geminin yurt dışında satışı halinde kanuni rehin hakkının devam edip etmeyeceği belirlenirken satış tarihinde yürürülükte bulunan Mülga 6762 sayılı TTK’nın 1245/2. maddesinde belirtilen koşulların aranıp aramayacağı noktasında olup, yerel mahkemenin 1245/2’nin yalnızca Türk bayraklı gemilerde uygulanacağı, olayımızda olduğu gibi yabancı bayraklı gemiler yönünden tatbik sahasının bulunmadığı, buna göre yabancı bayraklı geminin yabancı bir ülkede cebri icra yolu ile satılması ile birlikte üzerindeki kanuni rehin hakkının sona ereceğine dair ayrıntılı gerekçeli kararı ile vardığı sonucun doğru olduğu, hükmün yasa ve dosya içeriğine uygun bulunduğu ve onanması gerektiği kanaatinde bulunduğumdan, kararın bozulması yönündeki Sayın Çoğunluğun görüşüne iştirak edemiyorum.