Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5903 E. 2014/12056 K. 25.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5903
KARAR NO : 2014/12056
KARAR TARİHİ : 25.06.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/10/2013 tarih ve 2009/236-2013/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, aralarında organik bağ olan davalı şirketlerinin 2006 yılının Ocak ayındanda itibaren müvekkilinin ticari sırlarına vakıf, müşteri portföyünü elinde bulunduran, şirketin projeksiyonu ve promosyon planlaması hakkında bilgi sahibi olan 7 çalışanını ayartarak aynı bölge ve aynı faaliyet kolunda kendi bünyesine dahil ettiğini, davalıların ayartma eylemlerinin ticari rekabeti etkileyebilecek nitelikte olduğunu, davalıların, işinde ehil, uzman, bilgili ve yetenekli davacı şirket çalışanlarını kendilerine çekmekle rekabet güçlerini artırdıklarını, bu yolla davacının rekabet gücünü ise zayıflattıklarını ve davacı şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek davalılaraın eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile men’ine, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davacı şirketten ayrılan işçilerin serbest iradeleriyle işten ayrıldıklarını, davacının iddiası gibi ayartmanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ile bu şirketten ayrılarak davalı şirketlerde çalışan şahısların bir müdür, 5 tıbbi mümessil ve bir eczacıdan oluştuğu, davacı şirketin işten ayrılanlardan boşalan satış temsilcilikleri kadrolarının kısa sürede doldurulduğu, davalı şirketlere gidenlerin davacı yönünden vazgeçilmez birer unsur olmadığı, işten ayrılanların konumları itibariyle davacı şirketin ticari sırlarını bilebilecek durumda bulunmadıkları, davacı şirket çalışanlarının işten ayrılmaları ve davalı şirketlerde çalışmaya başlamaları ile davacı şirketin satışlarının düşmesi arasında illiyet bağının bulunmadığı, işten ayrılanların iş akitlerinde bonservis bedeli, cezai şart gibi düzenleme bulunmaması nedeniyle özgür iradeleri ile işten ayrılmış olmalarının ayartma olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.