Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5934 E. 2014/12735 K. 02.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5934
KARAR NO : 2014/12735
KARAR TARİHİ : 02.07.2014

MAHKEMESİ : MERSİN 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/10/2013
NUMARASI : 2012/91-2013/151

Taraflar arasında görülen davada Mersin 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.10.2013 tarih ve 2012/91-2013/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, … Taah. İnş. ve Tic. A.Ş’ye ait 360 ton (180 kap/bağ) demirin, davalı taşıyıcı tarafından M/V A… isimli gemi ile İskenderun’dan Yemen Hodeidah Limanı’na taşınması sırasında meydana gelebilecek risklere karşı müvekkili sigorta şirketi tarafından 45446300 numaralı nakliyat sigorta poliçesi ile sigorta güvencesine alındığını, varış gümrüğünde yapılan sayımda q16MM nervürlü demirden 6 bağın eksik olduğunun saptanması üzerine bu miktar emtianın taşınma sırasında kaybolduğunun anlaşıldığını, vaki hasar nedeni ile müvekkili sigorta şirketi tarafından sigorta ettirene 30.11.2010 tarihinde 10.258,00 TL tazminat ödendiğini, böylece halef olan müvekkilinin ödediği tazminatı davalı taşıyıcıdan talep hakkına eriştiğini ileri sürerek, ödenen tazminatın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bu taşıma işini gerçekleştirmediğini, sadece taşımaya aracılık ettiğini, taşıma işini gerçekleştirenin M/V A… gemisi olduğunu, yapılan taşımadan dolayı dava açılması gereken kişinin M/V A… gemisi olduğunu ve husumet itirazında bulunduklarını, davanın deniz taşımasından kaynaklanan bir dava olduğunu ve davaya bakmaya Mersin Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nin görevli olduğunu, gönderen tarafından gemiye teslim edilen malın taşıma işi bittikten sonra eksiksiz olarak konişmento ile alıcıya teslim edildiğini, eksiksiz teslim edilen malın Yemen Liman sahasında çalınma veya kaybolma nedeni ile eksildiğini, taşıyıcının sorumluluğunun malı liman sahasında teslim etmekle sona erdiğini, bu nedenle bir eksiklik varsa bile müvekkiline herhangi bir kusur atıf edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yükün mülkiyetinin ve yüke ilişkin yarar ve hasarın dava dışı alıcıya geçtiği, bu husus göz önüne alındığında davacının sigortalısı olan satıcının zarara uğramış sayılamayacağı, dava dışı satıcının dava konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunduğu hususunun da ispatlanamadığı, bu nedenle kanun uyarınca veya hukuki işlem yolu ile davacı sigortacı lehine halefiyetin gerçekleşmediği, yine dava dışı satıcının davalıya karşı BK’nın 162. maddesi hükmü uyarınca davacı sigortacıya temlik edebileceği bir alacağı da bulunmadığı,dolayısıyla davacının kanuni halefiyete ya da alacağın temliki hükümlerine dayanarak davalıdan talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, uluslararası deniz taşımacılığından kaynaklanan rücuen tazminat davası olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. TTK’nın 1139, 1143 ve 1147. maddeleri uyarınca, CİF satışta hasarın alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, rizikodan sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunulması gerekmekte olup, bu koşullar altında sigortacının halefiyet hakkı doğacaktır. Ancak somut olayda, satıcının CİF satış nedeniyle malın bedelini tamamen alıcısından tahsil ettiği belli olmadığından, mahkemece bu husus üzerinde durulup; şayet hasarlı malın bedelini alıcının, satıcıya ödememiş olduğu belirlenirse, bu durumda davacı sigorta şirketinin satıcıya yaptığı ödemeye geçerlik tanıyarak, sigortacı davacının halefiyet hakkının doğduğunun kabul edilmesi gerekir. Bu itibarla; ihracat nedeniyle hangi bankada akreditif açıldığı davacıdan sorulmak suretiyle tespit edilerek, mal bedelinin satıcıya ödenip ödenmediği, ödendi ise ne miktarda ödendiği araştırılıp ve gerektiği takdirde davacının selefinin ticari defter ve kayıtları üzerinde de inceleme yaptırılarak davacının aktif dava ehliyetinin olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.