YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/604
KARAR NO : 2014/7906
KARAR TARİHİ : 28.04.2014
MAHKEMESİ : HİLVAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/10/2013
NUMARASI : 2012/38-2013/116
Taraflar arasında görülen davada Hilvan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/10/2013 tarih ve 2012/38-2013/116 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin H. İlçesi, D. Köyü, … parselde kayıtlı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmaza ekilen arpa ürününü .. ve … poliçe nolu T. Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları poliçesi ile sigortaladığını, 15.03.2010 tarihinde meydana gelen fırtına neticesinde ürünün hasar gördüğünü, hasarın tespiti için Hilvan Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/4 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırdığını, hasar nedeniyle % 50 oranında gelir kaybı yaşanacağına dair rapor alındığını, geçici ekspertiz raporunda ürünün % 22 oranında hasar gördüğüne ilişkin tespit yapıldığını ancak olay nedeniyle ürünün tamamının hasar gördüğünü ileri sürerek sigorta kapsamındaki hasar nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 16893.42 TL’nin zararın meydana geldiği 15.03.2010 tarihinden itibaren işletilecek ticari işleri uygulana en yüksek faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, … nolu poliçeye ilişkin hasar ibarı olmadığından bu poliçe nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, hasar ihbarı üzerine 421.25 dekarlık arazide yapılan ekspertiz çalışmaları neticesinde sadece 185 dekarlık bölümde % 50 oranında hasar oluştuğunu, bu oranın toplam sigorta bedeli üzerinden hesaplanıldığında % 22 oranına denk geldiğini, bu hesaplama uyarınca 1280.00 TL tutarında daini mürtehin kuruma ödeme çıkarıldığını, bu işlemler uyarınca müvekkil şirketin başkaca sorumluluğunun bulunmadığını, dava öncesinde yapılan delil tespitine ilişkin raporun müvekkiline tebliğ edilmemesi nedeniyle bağlayıcılığının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu tarlada bulunan ürünün % 50 oranında hasar gördüğüne ilişkin değişik iş dosyasında alınan zirai bilirkişi raporunun dosya ile uyumlu ve denetime elverişli olduğu, davacının daha önce 2010/97 esas sayılı dava dosyasında 13.07.2010 tarihinde dava açmasıyla zamanaşımı süresinin kesildiği, bu nedenle davada zamanaşımının bulunmadığı, sigortacı ve hukukçu bilirkişiden alanınan rapor uyarınca hasar nedeniyle poliçe kapsamı uyarınca 4802.25 TL tutarında davacının alacaklı bulunduğu gerekçesiyle bu meblağın hasarın ihbar tarihi olan 25.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava ürün sigorta poliçesine dayalı hasar bedelenin tazmini istemine ilişkin olup davacı iki adet sigorta poliçesi nedeniyle tazminat talebinde bulunmuş, sigortalı ürünlerde meydana gelen hasar oranının % 50 olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ise sadece bir poliçe kapsamındaki ürünler nedeniyle hasar ihbarında bulunulduğunu, hasar oranının ise % 22 olduğunu savunmuştur. Davacının dava öncesinde yaptırdığı tespit dosyasında yer alan zirai bilirkişi raporuna göre hasar oranı % 50, davalı tarafından yaptırılan ekspertiz çalışmasında bulunan hasar oranı ise % 22’dir. Davacının davaya dayanak gösterdiği her iki poliçede dain mürtehin kaydı bulunup sadece dava öncesi hasar ihbarında bulunulan … nolu poliçe nedeniyle dain mürtehinden muvafakat alınmış, .. nolu poliçe yönünden muvafakat alınmamıştır. Mahkemece sigorta uzmanı bilirkişiden alınan rapora taraflarca itirazda bulunulmasına karşın itirazları karşılar mahiyette ek rapor alınmamış, karar gerekçesinde de tarafların rapora yönelik ileri sürdükleri itirazları değerlendirilmemiştir. Bu durumda, mahkemece davalının hasar oranına da itiraz ettiği göz önüne alınarak ziraatçı ve sigortacı bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan hasar oranı ve hesap yöntemine ilişkin tarafların tüm itirazlarını da karşılar şekilde bilirkişi raporu alınıp, davanın iki sigorta poliçesi nedeniyle açıldığı ve dava öncesi hasar ihbarında bulunulmamasının dava açılmasına engel olmadığı, davaya dayanak her iki poliçede de dain mürtehin kaydı bulunduğu hususları gözetilerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.