Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/6086 E. 2014/11531 K. 16.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6086
KARAR NO : 2014/11531
KARAR TARİHİ : 16.06.2014

MAHKEMESİ : ADANA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/05/2013
NUMARASI : 2012/304-2013/483

Taraflar arasında görülen davada Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.05.2013 tarih ve 2012/304-2013/483 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkette denetçi olarak görev yapan müvekkilinin ücretinin ödenmediğini belirterek 5.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında davasını ıslah etmiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili şirket genel kurulunda S. Holding A.Ş’nin temsilcisi olarak denetçiliğe seçildiğini, denetçilik ücretinin S. Holding A.Ş’ye ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı firmada 2003-2008 yılları arasında denetçi olarak görev yaptığı, 5 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alındığına davacının 2005, 2006, 2007, 2008 yılları için toplam 5.069,40 TL ücret alacağının bulunduğu, davacıya ödeme yapıldığının davalı tarafça ispatlanamadığı, dava dilekçesinde yasal faiz istenmeyip, fazlaya ilişkin hakların da saklı tutulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.000 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak yargılama aşamasında müddeabih değeri artırılmak suretiyle davanın ıslah edildiğinin ve ıslah harcının yatırılmış olduğunun anlaşılmış olmasına göre, davacı talebinin reddedilen kısmı yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.