YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6087
KARAR NO : 2014/8964
KARAR TARİHİ : 12.05.2014
MAHKEMESİ : KOZAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/01/2014
NUMARASI : 2014/15-2014/15D.İŞ
Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/01/2014 tarih ve 2014/15-2014/15 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, 5.000 TL miktarlı bir adet bononun ödeme günü geçtiği halde müvekkiline ödenmediğini, ileri sürerek borçlunun taşınır-taşınmaz malları ve 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, alacak dayanağı bono senedindeki miktarın ödenmediğine dair bono senedi ekinde protesto veya ihtarname evrakı bulunmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Dava, bonoya dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İhtiyati haciz isteyebilmek için İİK’nın 257/1. maddesine göre, alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş olması yeterlidir. Hamilin, bonoyu tanzim edene yani keşideciye ve onun lehine aval verene karşı ihtiyati haciz isteyebilmesi için, bononun vadesinin gelmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca ödememe protestosu çekmesi ve bu protestoyu bono ile birlikte ihtiyati haciz talebine eklemesi gerekmemektedir. Çünkü, yetkili hamil bu kişilere karşı doğrudan doğruya talep hakkına sahiptir. (Bkz. Prof. Dr. B.Kuru, İcra ve İflas Hukuku, İstanbul, 1993, sh. 2500.Ayrıca, Bkz:Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2.bası, 1997, sh772). TTK’nın 691/1 nci maddesine göre ( 6102 sayılı TTK’nın 779/1), bir bonoyu tanzim eden kimse; tıpkı bir poliçeyi kabul eden gibi sorumludur. Bono keşidecisi, tıpkı poliçede senedi kabul eden muhatap gibi sorumlu olduğuna göre, başka anlatımla, poliçeyi kabul eden muhatap, hamile karşı sebepsiz iktisap dolayısıyla borçlu kalabildiğine göre, onunla aynı durumda olan bono keşidecisinin de hamile karşı aynı nedenle sorumlu olması gerekir. (Bkz.Yaşar Karayalçın, Ticari Senetler, 4. Bası, Ankara, 1970, Sh 348) Ayrıca, bonoya tatbik olunacak hükümleri düzenleyen TTK’nın 690’ncı maddesinin ( 6102 sayılı TTK’nın 778 ) yaptığı atıf gereği aynı yasanın 620 nci maddesi (6102 sayılı TTK’nın 708 ) uyarınca ödeme için ibraz edilmesi gereken bir bononun ibraz edilmemesi halinde borçlunun 624’üncü maddeye göre bono bedelini notere tevdi etme hakkı, 6102 sayılı TTK’nın 712. maddesine göre ise bankaya tevdi hakkı da bulunmaktadır. Bu nedenlerle, hamilin bono keşidecisine karşı ihtiyati haciz isteyebilmesi için önceden protesto düzenlemesine gerek bulunmamaktadır. Buna karşılık, alacaklının (yetkili hamilin) bonoda cirantalara, bunlar lehine aval verenlere karşı ihtiyati haciz isteyebilmesi için, cirantalara karşı değil, keşideciye karşı ödememe protestosu çekmiş olması ve bu protestoyu ihtiyati haciz talebine eklemesi şarttır.
Bu itibarla, somut olayda keşideci olan borçlu yönünden, mahkemece, bu açıklamalar çerçevesinde davanın ele alınması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, istemin, salt bono senedi ekinde protesto veya ihtarname evrakı bulunmadığı gerekçesiyle reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden ihtiyati haciz talep edene iadesine, 12/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.