Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/6165 E. 2014/12052 K. 25.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6165
KARAR NO : 2014/12052
KARAR TARİHİ : 25.06.2014

MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/12/2013
NUMARASI : 2012/272-2013/306

Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/12/2013 tarih ve 2012/272-2013/306 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin donatanı olduğu M/V D.. Gemisi’nin Rusya’nın T.. Limanı’ndan İzmir’e “dökme buğday kepeği” yükü taşımak üzere taşıtan A.. Ltd. arasında 30.01.2008 tarihinde yapılan Charter Party gereğince bir sefer için taşıtanın kullanımına tahsis edildiğini, T.. Limanı’ndan 17.02.2008 tarihinde yüklemenin tamamlanmasından sonra, geminin 26.02.2008 tarihinde İzmir’e vardığını ve yükünü tahliyeye hazır olduğunu bildirdiğini, 03.03.2008 günü saat:12.35’te yükü tahliyeye başladığını, ancak gönderilen davalı S.. Gıda Ltd. Şti’nin 03.03.2008 günü saat 23.30’dan itibaren yükün eksik olduğunu iddia ederek yükün çok az bir kısmını gemide bırakarak tahliye işlemini durdurduğunu, daha sonra da 05.03.2008 tarihine kadar hiçbir işlem yapmadan bekleyerek tedbiren mahkemeden seferden men edilmesi talebinde bulunduklarını, verilen tedbir kararının müvekkilinin teminat yatırarak kaldırdığını, ancak bu arada üç gün fazla beklemek zorunda kaldığını, E-TTK’nın m. 1110/1 gereği; taşıyan ile gönderilen arasındaki hukuki ilişkilerde konşimentonun esas tutulacağını, konşimentonun 30.01.2008 tarihli Charter Party’e atıf yaptığını, Charter Party hükümlerine göre yapılan ölçümlere göre eksik mal teslim edilmediğini, eksikli olduğu kabul edilse bile eksik çıktığı idda edilen miktarın yüke oranının %1,89 olup, Yargıtay kararlarına göre kabul edilen %2 fire oranından dahi az olduğunu, açıklanan nedenlerle seferden men kararının haksız olduğunu ileri sürerek 3.03.2008’den 06.03.2008 tarihine kadar 8.588,00 USD tutarında surastarya, yine aynı süre için Charter Party hükümlerine göre günlük Surastarya ücreti olan 3.300,00 USD üzerinden hesaplanan 3.689,73 USD tutarında kayıp zaman alacağı, yine bu sürede acente tayin edilmesi zorunda kalınması nedeniyle; acenteye ödenen 1.625,00 USD olmak üzere toplam 13.902,73 USD’nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun m. 4/a gereğince işleyecek faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının mali eksik teslim ettiğini, ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, 01/11/2013 tarihli dilekçesi ile konişmentonun atıfta bulunduğu Charter Party’nin 28. maddesi gereğince tahkim itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının tahkim itirazını süresinde ileri süremediği, davalı tarafından eksik teslim edildiği iddia edilen kısmın, yük için belirlenen %2’lik fire oranının altında olduğu bu nedenle malın eksiksiz teslim edildiğinin kabulü gerektiği, eksik mal teslimi nedeniyle geminin seferden men’ine ilişikin tedbir kararının haksız olduğu, davacının 9.000,50 USD surastarya ücreti ve bu sürede acenteelik hizmeti nedenyile ödediği 819,64 USD’yi davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.820,14 USD’nin dava tarihinde itibaren 3095 sayılı Kanun m. 4/a gereğince işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Zaman itibariyle somut olaya uygulanması gereken 1086 Sayılı HUMK’ya göre tahkim itirazı bir savunma nedenidir. Bu nedenle işin hakemlik olduğu itirazı cevap lahiyasında ve bilahare cevap lahiyasının ıslahı suretiyle ileri sürülebilir. Bu itibarla, mahkemece tahkim itirazının ıslah yoluyla ileri sürülebileceğinin mümkün bulunduğu nazara alınarak bir değerlendirme yapılması gerekirken , mahkemece tahkim itirazının ıslah yolu ile yapılmayacağına dair gerekçe ile ıslah talebinin reddi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline davalı vekilin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) no’lu bentte açılanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.