YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6284
KARAR NO : 2015/4069
KARAR TARİHİ : 24.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/11/2013 tarih ve 2013/583-2013/371 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/03/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av…. ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi İ… tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin İtalya’dan getirmiş olduğu 3 adet profil işleme makinesinin davalının işlettiği antrepoya 21.06.2012 tarihinde konulduğunu, 27.09.2012 tarihinde teslim alınmak üzere davalıya ait antrepoya gelindiğinde makinelerin deponun dışında bırakıldığını, içlerine su girdiğini ve makinelerin paslanması sonucu çalışamaz durumda olduğunu gördüklerini, hasar bedelinin davalı tarafından karşılanacağı taahhüdünde bulunulduğu halde hasar bedelini ödemediği gibi makineleri de teslim etmemesinden dolayı fahiş ardiye ücreti talep ettiğini ileri sürerek, hasar bedeli olan 77.932,00 Euro karşılığı 180.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dav etmiştir.
Davalı vekili, makinenin Türkiye’ye girişinden 4 ay sonra müvekkiline teslim edildiğini makinelerin müvekkiline getirildiği şekilde kapalı alanda muhafaza edildiğini, hiçbir şekilde dışarıda muhafaza edilmediğini, hasar bedelinin fahiş olduğunu, makinedeki paslanmanın depolamadan kaynaklı olmadığını, uzun süreli bekleme sonucu makinenin koruyucu yağlamasının yapılmaması ve ambalajının olmaması nedeniyle paslanmanın meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, makine üzerindeki naylon ambalajın yeterli olmadığı, harici sudan koruma yönünden ambalajsız olmasının daha faydalı olacağı, zira ambalajsız makinenin herhangi bir şekilde ıslanması halinde bir süre sonra kuruyacağı ve rüzgar aracılığıyla buharlaşan suyun uzaklaşacağı, ancak naylon ile ambalajlanan makinenin içine giren suyun dışarı çıkamaması nedeniyle naylonun içerisinde suyun sürekli buharlaşarak kalacağı ve makinedeki paslanmanın daha çok hızlanacağı, makinelerdeki derin paslanmaların makineye su sızmasından kaynaklandığı, su dışında bir nedenle paslanması halinde pasların ince nokta şeklinde olacağı, buna rağmen makinelerin koruyucu yağlamasının yapılmadığı, bu nedenle hasarın arttığı, ancak ıslanma olmasa idi koruyucu yağlama yapılmamış olması halinde dahi bu derecede paslanma olmayacağı, dolayısı ile makinelerdeki paslanmanın davalıya ait deponun çatısından akan sulardan kaynaklandığı, hasarın giderim bedelinin 77.832.00 Euro olduğu, bunun 10.000,00 Euro’luk kısmının davacının bakım kusurundan kaynaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 160.653,31 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ardiyecinin kendisine teslim edilen malı en elverişli yerde muhafaza etmekle yükümlü bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, ardiye sözleşmesine dayalı olarak davalıya bırakılan makinelerde meydana gelen hasarın tazmini istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacıya ait profil işleme makinelerinin 21.06.2012 tarihinde davalının antreposuna konulduğu ve davalı şirketin genel müdürü ile depo müdürünün de içinde bulunduğu heyet tarafından tutulan 27.09.2012 tarihli tutanağa göre “makinelerin çatıdan sızan su ve buna bağlı oluşan nem ve rutubetten ötürü oksitlendiği” sabit olup, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda makinelerin yağlanmasının yetersiz olması nedeniyle oksitlenmenin arttığı, bu nedenle oluşan hasarın 10.000,00 Euro’luk kısmından davacının sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Oysa, vedia (saklama) sözleşmelerinin bir çeşidi olan ardiye sözleşmesi ile ardiyeci 818 sayılı BK’nın 474. maddesi hükmü gereğince kendisine teslim edilen eşyayı bir komisyoncu gibi özenle saklamakla yükümlü olup, eşyada başkaca bir tedbir almayı gerektirir bir değişiklik sözkonusu olması halinde eşya sahibini durumdan haberdar etmesi gerekir.
Somut olayda, davalıya bırakılan makinelerin üzerine çatıdan akan su nedeniyle makinelerin gerekirse kurutulması, sudan temizlenmesi veya başka bir tedbirin alınması için davalının davacıyı haberdar etmesi gerekirken, davacının haberdar edildiğinin ve davalı tarafından başkaca tedbirler alındığının iddia ve ispat edilememiş olması karşısında salt makinelerin yetersiz yağlandığından bahisle paslanmanın arttığı gerekçesiyle 10.000,00 Euro’luk zarardan davacının sorumlu tutulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8.230,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıya alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.