Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/629 E. 2014/3073 K. 20.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/629
KARAR NO : 2014/3073
KARAR TARİHİ : 20.02.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/05/2012 gün ve 2011/929-2012/178 sayılı kararı onayan Daire’nin 07.10.2013 gün ve 2013/427 – 2013/17784 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin kısa aralıklarla bir çok kez sermaye artırımı/azaltılması yoluna gittiğini, rüçhan hakkını kullanamayan müvekkillerinin hisselerinde azalma olduğunu, dava konusu toplantıda yönetim kurulu üyelerinin kendi kendini ibra etmelerinin doğru olmadığını, şirketin sürekli zarar etmesine rağmen denetçilerin bu zararı tespit etmeden ibra edilmesinin de yanlış olduğunu, tüm bu nedenlerle esas sermayenin azaltılmasına ilişkin genel kurul kararının kanuna, ortaklık sözleşmesine ve objektif iyi niyet kurallarına aykırılık taşıdığını ileri sürerek, davalı şirketin 23.05.2011 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlar ile B grubu imtiyazlı pay sahipleri genel kurulu toplantısında alınan sermayenin azaltılmasına ilişkin kararın ve C grubu imtiyazlı pay sahipleri genel kurulu toplantısında alınan sermayenin azaltılmasına ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 3 aylık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle dolmuş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplantıda alınan kararların davacıların yokluğunda alınmış, yokluk ve butlan gerektiren kararlardan sayılamayacağı, toplantı tutanağının değiştirilmesi iddiasının ise dinlenen tanık beyanları ile açıklandığı üzere toplantıda bulunan ortakların beyanlarının zabıta geçirilmesinde kâtip hatalarından kaynaklanan yanlış ve eksik yazımların düzeltilmesi için tutanakların imhasıyla muhalefet oylarının ve şerhlerinin eklenmesi için yapıldığı, davacıların diğer iptal sebeplerinin TTK’nın 381 ve devamına göre 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmediği ve hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 07.10.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacılar vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.