Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/6291 E. 2014/12630 K. 01.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6291
KARAR NO : 2014/12630
KARAR TARİHİ : 01.07.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/01/2014
NUMARASI : 2013/225-2014/13

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/01/2014 tarih ve 2013/225-2014/13 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin davalıya 24.08.2012 ve 16.08.2012 tarihlerinde 210 kap 3.240 kg, 115 kap 1.700 kg tekstil cinsi eşyaların İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan Fransa/ Paris Havalimanı’na taşınması hizmeti verdiğini, bu hizmetlere karşılık 27.08.2012 tarihli toplam 4.873 Euro bedelli, 16.08.2012 tarihli toplam 2.997,50 Euro bedelli faturaların düzenlenerek davalıya noter ihtarnamesi ile gönderildiğini, davalının faturaları iade ettiğini, bunun üzerine davalıya fatura bedellerinin ödenmesi amacıyla 04.09.2012 ve 10.09.2012 tarihli noter ihtarnameleri gönderildiğini, hava yolu taşıma hizmeti gereği tanzim edilen fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının vekili vasıtasıyla takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu, faturaların içeriğinde 15 gün içerisinde ödenmediği takdirde TL faturalarda aylık %7, döviz faturalarda aylık %3 vade farkı uygulanacağının belirtildiğini, davalıya hava yolu nakliye hizmeti verildiğinin sabit olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin mallarının taşınması için davacı yandan e-posta yazışmaları ile teklif aldığını, yazışmalarda görüleceği üzere davacının bildirdiği tutarlar ile faturalardaki meblağın farklı olduğunu, yapılacak işlerden birisi için 1.385 Euro, diğeri için de 1.061 Euro olarak fiyat verildiğini, müvekkilinin bu teklifi uygun bularak kabul ettiğini, davacı yanın gönderdiği faturada ödenmesi gereken ücretin üstünde bir ücret istediğini, müvekkilinin de anlaşmış oldukları tutar olan 2.446 Euro’yu karşı yana yasal süresi içinde ödeyerek borcunu sona erdirdiğini savunarak davanın reddi ile alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; uyuşmazlığın taşıma ücretnin ne kadar olacağı konusunda olduğu, davacının gönderdiği e-maillerdeki verilerle navlun hesaplanmasının mümkün olduğu, davalının ise sadece DAP masraflarından sorumlu olduğunu savunduğu, ancak davalının DAP masraflarını tüm taşıma bedeli olarak yorumlaması ve bu kısma ilişkin ödeme yapmasının haklı görülmediği, davacının takibe konu iki adet fatura bedelinden bakiye 11.253,67 TL alacaklı olduğu bu miktara takip tarihine kadar 172,97 TL işlemiş temerrüt faizi talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın toplam 11.426,64 TL alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %16,50 oranından başlamak ve talebi aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, taşıma bedeli likit kabul edilemeyeceğinden davacı yanın icra inkar tazminatı ve fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak davacı tarafından davalıya gönderilen e-posta mesajlarında navlun hesaplama yöntemine yer verildiği ve davalı tarafından bildirilmiş olan yükün ağırlığı esas alınarak navlun hesabı yapıldığı, fakat taşınan yük gümrüğe geldiğinde gümrükteki tartımlarda ağırlığın daha fazla olduğunun anlaşıldığı, navlun hesabında yükün ağırlığının etkili olması nedeniyle davacının daha fazla ücreti hakettiğini bildirerek rapora itirazda bulunmuş ancak mahkemece, bu konuda ek rapor alınmadığı gibi gerekçede de bu husus üzerinde durularak davacının bu iddiası değerlendirilmemiştir. Bu durumda, mahkemece davacının ciddi itirazları üzerinde durularak bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.