Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/6395 E. 2015/4262 K. 26.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6395
KARAR NO : 2015/4262
KARAR TARİHİ : 26.03.2015

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/10/2013 tarih ve 2012/25-2013/373 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/03/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin en büyük hissedarı ve şirketin kurucularından olan ve halen ticari açıdan en büyük desteği sağlayan …’un eşi olduğunu, davalı …’in ise adı geçen şirketin müdürü olarak görev yaptığını, davalı şirketin … ile Almanya’da yerleşik …isimli şirketler grubu ile de ticari ilişki içinde olduğunu, davalı …’ın aslında yetkili müdür gibi değil, şirketin sigortalı çalışan bir personeli konumunda bulunduğunu, bu durumun iş sözleşmesi ile ortak imza altına alınarak 2011 yılı sonu itibariyle sözleşmenin feshedildiğini, davalı …’ın eşi …’in de müvekkilinin Almanya’daki firmasından davalı şirket adına alınan araçları şahsi işlerinde kullanıldığını, yakıt giderleri ve her türlü yedek parçanın davalı şirket tarafından karşılandığını, müvekkilinin ve eşinin Almanya’daki işlerin başında bulundukları için Türkiye’deki firmalarının kontrolünü … ve eşine bıraktıklarını, önceki yıllara göre zamanla davalı şirketin zarar ettiğini, şirketin muhasebe kayıt ve işlemlerinin düzgün yapılmadığını, müvekkilinin davalıdan defalarca talep etmesine rağmen şirketin hesapları hakkında hiçbir bilgi ve belgenin verilmediğini ileri sürmüş, 02/04/2012 tarihli ıslah dilekçesiyle bazı taleplerin konusuz kaldığını, bu nedenle davanın sorumluluk davası olarak tamamen ıslah edildiğini bildirmiş, şimdilik haksız olarak çekilen nakit paralardan 10.000 TL.’nin ticari faiziyle birlikte davalı …’dan tahsili ile diğer davalı şirket hesaplarına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuş, davalı şirket savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı …’ın haksız eylem suretiyle şirketi zarara uğrattığına ilişkin dosyaya bir delil sunulmadığı, herhangi bir cezai soruşturma bulunduğunun da iddia edilmediği, davacı iddialarının sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, her iki bilirkişi tarafından da davalı …’in, diğer davalı şirketin banka hesabından çektiği paraları, davalı şirketin defter ve kayıtlarına göre, yine davalı şirkete ödediğinin ve genel anlamda davalı şirketin banka hesapları ile defter ve kayıtları arasında bir tutarsızlığa rastlanmadığının bildirilmesine, diğer bir deyişle bu konuda her iki bilirkişinin tespitleri arasında da bir çelişkinin bulunmamasına ve davacı tarafından davalı …’in hangi işlemlerinde usulsüzlük bulunduğunun veya hangi nedenle davalı şirketin kötü yönettiğinin somut olarak ortaya konulmamış olmasına, yine sadece davalı şirketin yıllar itibariyle gelir durumundaki düşüşe bakılarak, özellikle de davalı şirket ortakları tarafından şirkete borç para verildiği 2006-2009 dönemine rağmen, davalı şirketin ortaklarına olan borçlarını ödeyip kapattığı 2009-2010 yıllarında böyle bir düşüşün tabii olması karşısında, davalı …’in şirketi kötü yönettiğinin kabülünün mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİ ile yerel mahkeme kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.