Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/642 E. 2014/17999 K. 19.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/642
KARAR NO : 2014/17999
KARAR TARİHİ : 19.11.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada… Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/04/2012 tarih ve 2008/343-2012/350 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada taraf vekilleri, birleşen davada ise davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili şirketin, elindeki 14 adet Hyundai marka “…” ile bunların yedek parçalarının Türkiye dışında açık artırma usulüyle satılması için Dubai’de mukim… isimli şirket ile 5 Şubat 2002 tarihli bir sözleşme akdettiğini, malların açık artırma tarihinden önce teslim edilmesi amacıyla davalı … Türkiye acentesi … Nakliye Hiz. ve Den. Ltd. Şti. ile taşıma sözleşmesi akdettiğini, konşimentoda unvanı bulunan diğer davalının, anılan davalı … ile birlikte müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, taşımanın gereği gibi yapılmaması nedeniyle uğranılan zarar karşılığı bedel için taşımayı fiilen gerçekleştiren “…” gemisi üzerinde, TTK’nın 948 ve 1235 b.7/8 uyarınca gemi alacaklısı hakkı bulunduğu; taşımanın makul süre içerisinde gerçekleştirilmediğini, sözleşmeye konu malların 11, 12, 13 Mart 2002 tarihli açık artırmalarda satışa çıkarılacağı, açık artırmayı gerçekleştiren …. Şirketi’nin artırmada elde edilecek bedele mahsuben 100.000,00 ABD Doları tutarındaki parayı müvekkile avans olarak peşinen ödediğini; bu ödemeye karşılık, alınan avansın talep üzerine iadesine dair müvekkil tarafından bu bedelde bir bono keşide edildiğini; iadeye kadar anapara için faiz ödemesinin de taahhüt edildiğini, malların gecikmesi nedeniyle müvekkilin, artırmalara girmemesine bağlı olarak, anılan taahhüdünü yerine getirmek zorunda kalması üzerine, 11.03.2002’den 24.06.2002 tarihine kadar işleyen faize ilişkin olarak ödenmesi gereken tutarın şimdilik 1.912,50 ABD Doları olduğunu, müvekkilin açık artırmalara katılamamasına bağlı olarak elde edemediği 185.000,00 ABD Doları geliri, muaccel olmuş borçlarını ödemekte kullanamaması üzerine doğan faiz borçlarının, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 4.650,00 ABD Doları olduğu (yıllık %10 oranında 30.03.2002’den dava tarihine kadar işlemiş) Ritchie Bros. tarafından 185.000 ABD Doları değer biçilmiş olan malların %10’una karşılık gelen 18.500,00 ABD Doları tutarında kârdan yoksunluğun da söz konusu olduğunu,ayrıca bir alıcının ihaleye çıkacak müvekkil mallarını görmek için yaptığı, … tarafından ödenen

ve bu bağlamda müvekkilinden talep olunan seyahatin masraflarının da 886,81 ABD Doları olduğunu, söz konusu gecikme nedeniyle gelecekteki iş ilişkilerini de etkileyecek olumsuz kanı nedeniyle manevi zarar olarak ise şimdilik 10.000,00 ABD Dolarını da talep ettikleri hususlarını beyanla; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı tutularak, maddi ve manevi zararların toplamı 35.949,31 ABD Dolarının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının 1. ve 2. davalılardan müteselsilen tahsiline; faiz de ilave edilmek suretiyle hükmolunan meblağ üzerinden TTK’nın 1235. maddesi bent 7 tahtında, davacı lehine doğan gemi alacaklısı hakkına binaen, 3. davalıya ait “Bernard A” gemisi üzerinde TTK’nın 1236. maddesi uyarınca kanuni rehin hakkı tanınmasına… tazminat alacağı olan 35.949,31 ABD Dolarına, 13.03.2002 tarihinden başlayarak ABD Dolarına devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faizin yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan … Ltd. Şti. ve JAS firması vekili davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davacı vekili, davalı şirket aleyhine 4.979,00 USD asıl alacak (ihracat navlun bedeli, 2. iskele ücreti, liman masrafı) ile 675.000.000 TL nakliye bedeli, bakiye alacak ve bahse konu alacak ile ilgili işlemiş faiz 244.325.000 TL faiz olmak üzere toplam alacağın tüm ferileri ile birlikte tahsil amacıyla icra takibine başlandığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini, haksız olarak yapılan itirazın iptaline, icra takibinin devamına, %40’tan az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, alacaklı bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taşıma süresi ve gecikme iddiaları ile ilgili olarak taraflar arasında açıkça anlaşmaya vardıkları bir sürenin söz konusu olmadığı, buna karşın dava konusu olayda malların …. gemisine 08.02.2002 tarihinde yüklendiği ve boşaltma limanına 35 günlük gecikmeyle ulaştığının tartışmasız olduğu, bu sürenin makul bir süre olarak kabul edilemeyeceği, gecikmeli taşımaya konu malların 11, 12, 13 Mart 2002 tarihli açık artırmada satışa sunulamamasına karşın 29.05.2002 tarihli açık artırmada 184.500,00 USD bedelle satıldığı, 185.000,00 USD tutarındaki malların gecikme nedeniyle ve nakit akışının gerçekleşmediği dönemin 11.03.2002 – 29.05.2002 tarihleri arasında kaldığı, anılan dönemde ortalama USD faiz oranı % 11,9 düzeyinde seyreden davacı şirketçe katlanılan finansman giderlerinin, anılan 79 günlük süre zarfında yoksun kalınan nakit girişinden dolayı artacağı, 185.000,00 USD tutarında nakdin 79 gün süre ile davacı şirketçe tahsil edilememesi nedeniyle katlanılan finansman giderlerinin, 4.764,89 USD olduğu, dava konusu talebin ise 4.650,00 USD ile sınırlı bulunduğu, bu miktarın talep edilebileceği, davacının gecikme nedeniyle talep ettiği 1.912,50 USD miktarlı faiz isteminin yerinde olduğu, davacının talepleri içerisinde yer alan bir alıcının seyahat masraflarının tazmini için ödenmesini talep ettiği, 886,81 TL tutarındaki bedelin davacı şirket defterlerinde masraf kesintisi olarak mahsup edildiği, bu nedenle dava konusu gecikmeden dolayı malların ilk ihalede satışa sunulamaması nedeniyle katlanmış olduğu 886,81 TL’lik tutarı davalılardan talep edebileceği, davacının 18.500,00 USD tutarında mahrum kaldığı kar ile ilgili istemlerinin incelenmesinde; gecikme nedeniyle satışa konu malların değerlerinde düşüş olduğuna ilişkin teknik bir değerlendirme ve tespite rastlanmadığından, belirtildiği gibi %10 fazla değerden satılması gerektiği halde satılamadığı iddiasıyla, 18.500,00 USD tutarında kâr kaybına uğrandığının ileri sürülemeyeceği, zira gecikmeli de olsa malın satılmış olması ve davacının %10 Tuk kâr kaybına uğradığını ispatlayamamış olması nedeniyle bu talebinin yerinde olmadığı, yine davacının manevi tazminat talebinin şartlarının oluşmadığı, Öte yandan; üçüncü davalı… Liman ve Gemi İşletmeciliği A.Ş. yönünden dava konusu olayda … gemisinin maliki sıfatıyla husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile, asıl davada davalılardan … Nakliye Hizm. ve Denizcilik Ltd. Şti’ne ve acentesi olduğu … karşı açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 1.912,50 USD işlemiş faiz zararı, 4,650,00 USD katlanılan finansman gideri ve 886,81 USD seyahat gideri toplamı 7.449,31 USD maddi tazminatın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince kamu bankalarınca 1 yıllık USD mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı TL olarak davalılardan tahsiline, davalılar … Naciye Hizm. ve Denizcilik Ltd. Şti’ye ve acentesi olduğu Jas Worldwide
Forwarding Şti’ne karşı açılan manevi tazminat talebinin reddine, davalılardan… Liman ve Gemi İşletmeleri A.Ş’ye karşı açılan davada … Gemisi üzerine kanuni rehin hakkı kurulması talebinin reddine; birleşen davada ise davanın kısmen kabulü ile; icra takip dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 4.979,00 USD ve 570,00 TL tutarı asıl alacak üzerinden devamına, işlemiş faiz talebinin ispatlanamadığından reddine, asıl alacağın 4.979,00 USD’lik kısmına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesine göre uygulanacak mevduat faizinin yürütülmesine, 570,00 TL’lik kısmına takip tarihinden itibaren değişen ve değişecek oranlarda reeskont faizi yürütülmesine, alacak likit olduğundan asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı asıl davada taraf vekilleri, birleşen davada ise davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada taraf vekilleri, birleşen davada ise davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada taraf vekilleri, birleşen davada ise davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 527,35 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacı-karşı davada davalı …’den alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 539,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalı-birleşen davada davacılardan alınmasına, 19/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.