YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/650
KARAR NO : 2014/7919
KARAR TARİHİ : 28.04.2014
MAHKEMESİ : ÇATALCA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/10/2013
NUMARASI : 2012/159-2013/478
Taraflar arasında görülen davada Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/10/2013 tarih ve 2012/159-2013/478 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalının sigortaladığı 23 adet süt sığırından 6 adedinin kısırlığı nedeniyle kesildiğini, hasarın karşılanması talebinin reddedildiğini, sigortalı hayvanların sigortalama öncesi kısırlılığının bulunmadığını ileri sürerek 27.630 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 23 adet sigortalı hayvandan 16 adedi için hasar talebinde bulunduğunu, bunlardan 7 adedi için hasar bedelinin ödendiğini, 3 adedinin tedavisinin üstlenildiğini, 6 adedinin ise teminat kapsamında kalmadığından talebin reddedildiğini, zira sigorta genel şartlarında poliçe başlangıç tarihinden önce meydana geldiği tespit edilen hasarlar ve kalıtsal anomalilere bağlı her türlü hastalık sonucu ölüm, itlaf ve mecburi kesimin teminat dışında bırakıldığını, dava konusu hayvanların kısırlılığının poliçe başlangıç tarihinden önce mevcut olduğunu, sigortalının veterinerce kendisine sorulan üst üste iki defa tohumlandığı halde gebe kalmayan hayvan olup olmadığı sorusuna gerçeğe aykırı yanıt verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 5363 Sayılı Tarım Sigortaları Kanununun 9/a maddesinde; çiftlik hayvanlarının sigortalarının risk inceleme işlemlerinin veteriner hekimler ve zooteknist ziraat mühendisleri, hasar tespitlerinin ise veteriner hekimler tarafından yapılacağının öngörüldüğü, yine Devlet Destekli Hayvan Hayat Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde de “Sigorta ettirenin başvurusu, sigorta ettiren tarafından doldurulan ön bilgi formu çiftçi kayıt sistemi kayıtları ile teyit edilerek yapılacak risk inceleme sonucuna göre kabul edilir ve poliçe düzenlenir” hükmünün bulunduğu, hayvanların infertilite durumlarının Tarım Bakanlığı ve Damızlık Birliği Veri Bankalarından takibi sonucuna göre poliçenin tanzim edilip edilmeyeceğinin belirlenmesi gerektiği, davalının bu incelemeyi yapmadan poliçe düzenlemesi ve riziko gerçekleştikten sonra önceden yapması gereken incelemeyi yaparak hasarı reddetmesinin 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu’nun amacına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14.400,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, Çiftlik Hayvanları Sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davanın dayanağını oluşturan sigorta poliçesinde T.C. Z. Bankası A.Ş. Ç. Şubesi “D,M,” olarak gösterilmiştir. Dairemizin yerleşik uygulamaları uyarınca bu durumda, T.C Z.Bankası A.Ş. Ç.Şubesi’nin rehin hakkı bulunduğundan, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur (14.06.2010 gün ve 2009/430-6814 E.K, 12.10.2012 gün ve 2011/8534-16045 E.K, 08.03.2013 gün ve 2012/4175-4580 E.K.) Buna göre mahkemece, asıl dava ve talep hakkına sahip dava dışı bankadan alınmış, açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekirken, davacının aktif taraf sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek ve anılan poliçeye dayalı bir şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.