Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/6534 E. 2014/12567 K. 01.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6534
KARAR NO : 2014/12567
KARAR TARİHİ : 01.07.2014

MAHKEMESİ : İZMİR 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/01/2013
NUMARASI : 2012/80-2013/41
DAVACI : VAKKO TEKSTİL VE HAZIR GİYİM İŞLETMELERİ A.Ş.

Taraflar arasında görülen davada İzmir 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/01/2013 tarih ve 2012/80-2013/41 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca tanınan İngiltere menşeli “L..” markalı ürünleri dava dışı yabancı firmadan ithal ederek satışa sunduğunu, davalı şirket ve ortaklarının “L…” markasının gerçek hak sahipliğine dayanmaksızın kötü niyetli olarak davalı şirket adına tescil edilmiş olmasından istifade ederek müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, arama el koyma işlemi yaptırdıklarını, davalıların müvekkilinin Çin menşeili teksil ürünleri üzerine “L..” markasını eklemek suretiyle tüketiciyi yanıltacak ve haksız kazanç elde edecek şekilde ticari faaliyette bulunduğu gibi iddiaları içeren internette ve gazetelerde yayınlanan beyanatlarda bulunduklarını ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ile menine, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilleri tarafından hiç bir basın kuruluşuna herhangi bir beyanat verilmediğini, çıkan köşe yazılarına da davacının tekzip sunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, internet haberlerinin davalılar tarafından yayınlandığına dair bir bilginin bulunmadığı, haksız rekabet teşkil ettiği belirtilen gazete haberinin davalılar tarafından mı yoksa dava dışı şirket tarafından mı gazeteye verildiğine dair bir bilginin bulunmadığı, haberde detayları bildirilen firmanın davacı şirket mi davalı şirket mi olduğu dahi belirtilmediği, haksız rekabet sonucunu doğuracak eyleminin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, basında çıkan yazıların kaynağının davalılar olduğuna dair delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı firmanın yabancı menşeili “L..” markalı ürünleri ithal ederek satışa sunduğu, davalı firmanın 2003 yılında dava dışı firma adına Türkiye’de tescil edilen “L…” markasını 2007 yılında devraldığı, basında çıkan haberlerde genel olarak davacı firmanın Çin’de yaptırdığı 10,00TLlik kotları “L..” markasıyla 380,00TL’ye sattığı husususunun konu edildiği anlaşılmaktadır.
Dosya içinde örneği bulunan …. Gazetesinde çıkan haberlerde davalı şirket ortaklarının beyanları “tırnak” içinde gösterilmiş, … Gazetesinden gelen cevabi yazıda da haberin şirket ortaklarının demeçlerine dayalı olarak yapıldığı bildirilmiştir. Dosyada mevcut belgelere göre davalı şirket yetkilisi R.. Y..’nin “L..” markasına davacıların tecavüzde bulunmamaları yönünde ihtarname düzenlediği, davalı şirkete söz konusu markayı devreden dava dışı şirketin davacı şirket ve yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunduğu, arama ve el koyma işlemi yaptırdığı, C.Savcılığınca davacı şirket yöneticileri hakkında kamu davası açıldığı sonuçta da beraat ettikleri anlaşılmaktadır.
Bu durumda, taraflar arasında anılan markadan kaynaklanan uyuşmazlıkların bulunması ve dava konusu haberin davalı şirket ve ortaklarından alınan bilgiye dayalı olarak yayınlandığının ilgili basın kuruluşu tarafından bildirildiği gözetilerek, dava konusu haberlerin davalılardan sadır olduğunun kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.