Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/6547 E. 2014/9040 K. 12.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6547
KARAR NO : 2014/9040
KARAR TARİHİ : 12.05.2014

MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/01/2014
NUMARASI : 2013/202-2014/12

Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/01/2014 tarih ve 2013/202-2014/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı D.. Denizcilik San. Tic. Ltd. tarafından İşletilen F.. Holding SA isimli şirketin donatanı olduğu .isimli gemide çalışmak üzere davalılar ile anlaştığını, 10.10.2010 tarihinde uzak yol chief officer unvanıyla çalışmaya başladığını, 04.04.2011 tarihinde gemide yükleme yapıldığı sırada meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, halen tedavisinin devam ettiğini, bu haliyle artık gemide görev yapmasının mümkün olmadığını, olay nedeniyle oluşan maddi manevi kayıplarının telafisi için davalının bir girişimde bulunmadığını, ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşuluyla 1.000.00 TL maddi 15.000.00 TL manevi tazminatın işletilecek faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu olayın yabancı bir ülkede yabancı bayraklı bir gemide meydana geldiğini, bu itibarla olayın meydana geldiği yer bakımından İsrail Ashdod mahkemelirinin yetkili bulunduğunu, davacının iş sözleşmesi gereğince uyuşmazlıkların çözümü için St. Vincent mahkemelerinin yetkili kılındığını, davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, olayın meydana geldiği geminin işleteni davalıya davada husumet yöneltilemeyeceğini, davalının davacı ile akdedilen sözleşmenin tarafı bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davacı ile davalı işvereni arasında akdedilen hizmet sözleşmesinin 11. maddesinde tarafların yetki sözleşmesi yaparak iş sözleşmesi ile ilgili konularda doğacak uyuşmazlıkların ST Vincent Hukuk Mahkemelerinde çözülmesini kararlaştırdıkları, davalının yabancı uyruklu, davalının çalıştığı geminin de yabancı bayraklı olduğu, olayda yabancılık unsurunun bulunduğu 5718 sayılı MÖHÜK’ün 47. maddesi uyarınca taraflar arasında uluslararası yetki sözleşmesi bulunduğu hallerde Türk Mahkemelerinin ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk Mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması halinde davaya bakabileceği gerekçesiyle mahkemeninin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin St Vincent Cumhuriyeti Hukuk mahkemeleri olduğuna karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 17. maddesine göre Yetki Sözleşmesi, tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde geçerlidir. Yalnız tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıklar hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir. Yetki sözleşmesi yapabilecek kişilere tahdit getirilmesindeki amaç, özellikle iktisaden büyük işletmelerin ve güçlü olan tarafın genel şartlar veya genel işlem şartları adı altında sözleşmenin iktisaden ve sosyal bakımdan güçsüz olan tarafına yetki sözleşmesini dayatmasını engellemektir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun zaman bakımından uygulanmasına ilişkin 448. maddesi hükmüne göre; “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır.” Şu halde; 6100 Sayılı HMK’nın yürürlüğe girdiği tarihe kadar, 1086 sayılı HUMK’a göre yargılaması başlanmış ve tamamlanmış usuli işlemleri etkilememek kaydıyla, 6100 Sayılı HMK’nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak olan işlemler yeni kanuna tâbi olacaktır. Ayrıca HMK’nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılacak davalara ise yeni kanun uygulanacaktır. Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, tacir veya kamu tüzel kişisi olmayanlar arasında yapılmış olan yetki sözleşmesine dayanılarak yetkili kılınmış mahkemede, 1 Ekim 2011 tarihinden sonra dava açılamayacaktır. Bu nedenle dava tarihi itibariyla, HMK’nın 17. maddesi uyarınca geçerliliği kalmayan yetki şartına göre yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.