YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6638
KARAR NO : 2015/4068
KARAR TARİHİ : 24.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/09/2013 tarih ve 2010/77-2013/495 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/03/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin amir banka… .. Bank SA tarafından açılmış olan ve davalılardan .. .. tarafından “…” ve rotatif akreditifin lehtarı olduğunu, akreditifin daha evvel …Bankasına açılmış iken daha sonra anılan banka tarafından 25.02.2009 tarihinde davalı … A.Ş.’ye devredildiğini, müvekkilinin akreditifin yürürlükte olduğu süre içerisinde ve akreditif ilişkisi tahtında Kamerun’da bulunan bir firmaya Antalya limanından 01/03/2009 tarihinde 1.850.000,00 USD FOB bedelli, 19/03/2009 tarihinde 1.850.000,00 USD FOB bedelli çimento ihracatı gerçekleştirdiğini, müvekkilinin söz konusu ihracatı gerçekleştirirken tümüyle akreditif ilişkisine dayandığını ve özellikle Citibank gibi muteber bir ihbar bankası tarafından akreditife eklenen teyide itibar ettiğini, müvekkilinin uyuşmazlığa konu akreditif alacağının 03/03/2009 tarihinde 1.574.937 USD ile 11/03/2009 tarihinde 1.574.937 USD bölümünün dava dışı .. AŞ.’ye temlik edildiğini, bu temliklerin davalılardan …A.Ş. tarafından dava dışı …AŞ.’ye 03/03/2009 tarihinde yazı ile bildirildiğini, müvekkili tarafından ihracatın tamamlandığını, akreditif yükümlülüğünün yerine getirildiği ve vesaikin süresi içinde ibraz edilmesine rağmen davalılar tarafından akreditifin döner olmadığı ve canlı olmadığı bahanesiyle müvekkiline akreditif bedellerinin ödenmeyeceğinin, akreditifin hükümden düştüğünün bildirildiğini, oysa müvekkili tarafından akreditife ve yapılan sair bankacılık işlemlerine güvenerek malın gemiye yüklediğini ve gönderildiğini, davalılar tarafından akreditifin geçerli olduğu yönünde müvekkiline bilgi verildiğini ve akreditif işlemlerinin son ana kadar yapıldığını, müvekkilinin dava tarihi itibariyle ihracat bedellerini tümüyle tahsil edemediğinden zarara uğradığını, aynı zamanda alacağın temlik edilen bölümü ile ilgili olarak dava dışı … AŞ. tarafından müvekkili hakkında dava açıldığını ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 USD’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı, Milletlerarası Ticaret Odasının 600 sayılı yayınına tabi olarak açılmış bir akreditif türü olan … tutara ve zamana bağlı olarak açıldığını, tutara bağlı akreditiflerin, akreditif tutarı belli bir vade içinde kullanıldıkça döndüğünü, akreditif mesajının 47A maddesinin 1. bendinde akreditifin ne şekilde yenilenebildiğinin belirtildiğini, yenilenmelerin amir bankadan gelecek değişiklik mesajına bağlandığını, söz konusu akreditifin maksimum tutarının 9.250.000 USD’yi aşamayacağını,
müvekkili bankaya 04/03/2009 tarihli bir akreditif değişikliği geldiğini ve usulüne uygun olarak lehtara ihbar edildiğini, vesaikin müvekkili banka tarafından ibraz süresi içinde teyit bankasına gönderildiğini, rezervlerin teyit bankası tarafından usulüne uygun olarak müvekkili bankaya bildirildiğini, bu rezervlerden en önemlisinin, akreditifin yenilenmesine imkan verebilecek bir değişiklik mesajı gelmediğinden akreditifin bakiyesinin aşılmış olması ile ilgili olduğunu, uluslararası kurallar gereği teyit bankasının yükümlülüğünün uygun vesaik ibrazında ödeme yapmak olduğundan, rezervli vesaik ile ilgili teyit bankasının teyit yükümlülüğü gereği ödeme yapmak zorunda olduğundan söz edilemeyeceğini, amir bankadan akreditifin yenilenmesine imkan verecek bir mesaj gelmemişken ve ikinci yüklemeye ilişkin vesaik henüz tahsil edilmemişken lehdar tarafından 19.03.2009 tarihli 1.850.000 USD tutarında yeni bir yükleme yapıldığının 07.04.2009 tarihinde bildirildiğini ve vesaikin gönderilmesinin istendiğini, müvekkili bankanın 07.04.2009 ve 16.04.2009 tarihli yazılar ile lehdar tarafından ibraz edilen ve daha sonra muhtemel ibraz edilecek vesaikin akreditif koruyuculuğu altında olmadığının ve amir bankadan akreditifin yenilenebilir hale gelmesini teminen bir değişiklik mesajı gelmediğini, değişiklik mesajı akreditif vadesi olan 01/05/2009 tarihine kadar gelmediğinden akreditifin kullanılabilir olmadığını, davacının işbu davayı sadece ihbar bankası olan müvekkili bankaya ve teyit bankası olan…karşı açmış olduğunu, fakat amir bankaya karşı herhangi bir dava izafe edilmemiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yanlar arasındaki uyuşmazlığın akreditifin niteliği, kullanılabilir olup olmadığı, uluslararası bankacılık kurallarına göre sorumlulukların yerine getirilip getirilmediği hususlarında toplandığı, dava dışı (amir banka) National …Bank SA. tarafından açılan ve ödenmesi taahhüt edilen akreditif kapsamında davacının ihracat yaptığı, akreditifin azami 9.250.000 USD ile sınırlandığı, bu haliyle akreditifin tutara bağlı rotatif nitelikte olduğu, akreditif şartlarının 47/A maddesinde, akreditifin kullanılmasının her defasında amir bankanın teyit bankasına değişiklik mesajı göndermesi şartına bağlandığı, davalı … bu ilişkide teyit bankası olarak yer almış olduğu ve davacının akreditif limitinin üzerinde talepte bulunması nedeniyle amir bankadan değişiklik mesajı gelmediğinden ve başkaca diğer noksanlıklardan dolayı bedeli ödemediği, buna göre akreditif mektubunun 47/A maddesine gerekse Milletlerarası Ticaret Odasının 600 sayılı kurallarına göre davalı … bir sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalı … A.Ş.’nin ise ihbar bankası olarak amir bankanın görevlendirdiği banka konumunda olması nedeniyle bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.