Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/6684 E. 2015/4076 K. 24.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6684
KARAR NO : 2015/4076
KARAR TARİHİ : 24.03.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk. Mahkemesi’nce verilen 12/11/2013 tarih ve 2012/60-2013/595sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/03/2015 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı ortaklarla beraber … Paz. Ltd.Şti.’ni kurduklarını, müvekkilinin 70.000 USD ve Üsküdar İş Bankası’ndan çektiği 190.000,00 TL krediyi sermaye olarak koyduğunu, işler düşünüldüğü gibi yürümeyince müvekkilinin ortaklıktan ayrılmak istediğini, davalı tarafça müvekkiline 22/01/2009 tarihli ve 50.000,00 TL bedelli senet verildiğini, cevaba cevap dilekçesinde dava konusu senedin … Ltd. Şti’nin çalışması ve devamı için müvekkilinin bankadan çektiği krediye istinaden verildiğini, senet tabibe konulunca davalının imzaya ve borca itiraz etmesi üzerine yapılan imza incelemesinde imzanın davalıya ait olduğunun anlaşıldığını, ancak senette tanzim yeri bulunmadığı için takip iptal edildiğinden aynı alacak için başlatılan ilamsız icra takibine de davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40’tan az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile şirket kurduklarını, davacının hissesini müvekkili dışında diğer ortağa devrederek ortaklıktan ayrıldığını, hisse devri nedeniyle müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, davacının şirket için kullandığını iddia ettiği krediden dolayı müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, alacağı varsa şirkete yöneltmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, icra takibine konu senedin borçlunun adresini içermemesi nedeniyle yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, senette davalı keşideci, davacı ise lehtar olup aralarında 3. bir şahıs (ciranta) bulunmadığından aralarında akdi ilişki bulunduğunun sabit olduğu, akdi ilişkinin ispatının taraflar arasında bir 3. şahsın lehdar veya ciranta olarak yer alması halinde söz konusu olduğu, davalı senedin teminat senedi olduğunu iddia etmişse de senedin üzerinde teminat için verildiğine dair bir yazı bulunmadığı gibi bu iddiasını bir protokolle ispat edemediği, davalı taraf, kredi çekilen bankanın kayıtlarında bunun bulunabileceğini bildirmişse de Belirttiği bankalarda da bulunamadığı, davalının imzası bulunan senet nedeniyle davacıya
50.000,00 TL borçlu bulunduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 50.000,00 TL asıl alacak üzerinden ve bu alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 9’u aşmamak şartıyla yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, takipteki işlemiş faiz kalemine yönelik fazlaya dair itirazın iptali talebinin reddine, 50.000,00 TL üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye2.561,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.