YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6685
KARAR NO : 2015/4065
KARAR TARİHİ : 24.03.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/11/2013 tarih ve 2010/39-2013/504 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/03/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı …-… vekili Av. …, asıl ve birleşen davada davalı … Cihaz Ortam Nit. Sis. Ltd. Şti. temsilcisi… ve şirket vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi… tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin davalıya 04.05.2009 tarihinde 10.000 TL, 21.05.2009 tarihinde 180.000 USD borç para verdiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmadığını, yapılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının… tarafından düzenlenen bilgisayar alım ihalesine katıldığını, ihale kapsamında bilgisayarların belli testlerden geçirilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıya bu kapsamda hizmet verdiğini, davacının iddia ettiği miktarların da yapılacak iş karşılığı avans olarak verildiğini, hizmetin eksiksiz olarak yerine getirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu paraların davalıya verildiği konusunda anlaşmazlık bulunmadığı, davacının parayı borç olarak verdiğini iddia ettiği, davalının ise yapılan hizmetin avansı olarak verildiğini savunduğu, bu kadar yüksek bir miktarın davalıya borç olarak verildiği yönündeki iddianın samimi olmadığı, ancak davalının hizmet verdiğini ispat edemediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, şirkete verilen borçtan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, Avukatlık Kanunu’nun 47. maddesi, “Avukat el koyduğu işlere ait çekişmeli hakları edinmekten veya bunların edinilmesine aracılıktan yasaklıdır. Bu yasak, işin sona ermesinden itibaren bir yıl sürer. Birinci fıkra hükmü, avukatın ortaklarını ve yanında çalıştırdığı avukatları da kapsar. Ancak, 164’üncü madde hükmü saklıdır.” hükmünü haiz olup, somut olayda, davacı şirketin 08.03.2013 tarihinde dava konusu alacağı temlik ettiği …’ün işbu davada davacı tarafın vekili olarak görev yaptığı anlaşıldığına göre, davacı ile … arasındaki temlik sözleşmesinin geçerli olup olmadığı hususu aktif dava ehliyetinin belirlenmesi bakımından önem taşıdığından, temlikin Avukatlık Kanunu’nun 47 ve 164. maddeleri kapsamında geçerli olup olmadığı değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davacıdan alınıp birleşen davada davalı… Cihaz Ortam Nit. Sis. Ltd. Şti’ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.