Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/6695 E. 2014/12130 K. 25.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6695
KARAR NO : 2014/12130
KARAR TARİHİ : 25.06.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/02/2014
NUMARASI : 2013/429-2014/22

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/02/2014 tarih ve 2013/429-2014/22 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tasfiye memuru vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, P.. D..San. ve Dış Ticaret Ltd. Şti. aleyhine işçi alacaklarına istinaden Bakırköy 22. İş Mahkemesi’nin 2013/82 Esas sayılı dosyası ile 12.10.2009 tarihinde alacak davası açtığını, yargılama devam ederken şirketin 27.01.2012 tarihinde tasfiye edildiğini, şirketin tasfiye edildiğine ilişkin kararının 14.02.2012 tarihli ve 8005 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlandığını, alacak davası devam ederken tasfiye işleminin usulsüz olduğunu, şirketin yeniden ihyasının gerektiğini, tasfiye memuru L.. A..’nın şirketin ortağı ve davadan haberi bulunduğunu, kötü niyetli tasfiye nedeniyle müvekkilinin zararından TTK 224 hükümlerine göre şahsen sorumlu olduğunu, derdest olan Bakırköy 22. İş Mahkemesi tarafından yargılama sırasında şirketin ihyası davası açmak için süre verildiğini iddia ederek şirketin yeniden ihyasını talep ve dava etmiştir.
Davalı L.. A.. vekili, davada müvekkiline husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin görevinin şirketin tasfiyesinin tamamlanıp 27.01.2012 tarihinde ticaret sicilinden terkini ile sona erdiğini, bu aşamadan sonra müvekkilinin tasfiye edilen şirketle ilgili herhangi bir görev ve sorumluluğu kalmadığını, davanın hak düşürücü süreye tabi olduğunu, süresinde açılmamış olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, huzurdaki davanın dayanağı olan Bakırköy 22. İş Mahkemesi’nin 2013/2 Esas sayılı dosyasının halen derdest olduğunu ve bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, tasfiye süresince tasfiye memuru olan müvekkiline davacının alacak talepli açtığı İş Mahkemesi’ndeki dosyası hakkında bilgi verilmediğini, tebligat yapılmadığını, İş Mahkemesi’nde açılan davada davacının kıdem, ihbar tazminatına hak kazanmasının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı İ.. M.. vekili, müvekkili Sicil Müdürlüğü’nün Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri ilgili yasa ve tüzüğün kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip sonuca bağladığını, yargı gibi hareket edemediğini, yetki ve sorumluğun tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin dava açılmasına sebep olmadığını, yasal hasım olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tasfiye sürecinde eksik işlem yapılmasının muhatabının tasfiye memuru olduğunu savunarak müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iş mahkemesinde açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve davanın yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, iş mahkemesindeki davanın açıldığı tarihte ihyası istenen şirketin tüzel kişiliğinin son bulmadığı, dava sırasında tasfiyesi sonlandırılarak sicilden terkin edildiği, şirket ihyası davalarında tasfiye memuru ile sicil müdürlüğünün davalı olması gerektiğinden davalı tasfiye memuru vekilinin husumet itirazının yerinde görülmediği, ihya davasının zaman aşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile İ.. M..’nün 483644 Sicil Numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeni ile sicilden terkin olan tasfiye halinde P.. D.. Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin tüzel kişiliğinin ihyasına, davalı İ.. M.. yasal hasım olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı tasfiye memuru vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalının aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, ihya (yeniden tescil) isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekirken, kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenle, mümeyyiz davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı tasfiye memuruna iadesine, 25/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.