YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6820
KARAR NO : 2014/9793
KARAR TARİHİ : 27.05.2014
MAHKEMESİ : KASTAMONU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/01/2014
NUMARASI : 2014/1-2014/1 D.İŞ
Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/01/2014 gün ve 2014/1-2014/1 D.İş sayılı kararı Yargıtay’ca incelenmesi karşı taraf borçlu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Talep eden/alacaklı vekili, 28/12/2013 tarihli 75.000 TL bedelli çek vadesinde ödenmemiş ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş olduğunu, borçlunun 5 gün içerisinde 7 adet aracını sattığını, mallarını kaçırma girişimlerinin olduğunu, vadesi gelmemiş olmakla birlikte toplam 269.700 TL bedelli çeklerin de ödenmeyeceği kuvvetle muhtemel olup İİK 257/2 maddesi gereği borçlunun hak, alacak ve mallarına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, her ne kadar ihtiyati haciz talebine konu çeklerin vadesi gelmemiş ise de ihtiyati haciz talep eden tarafından ibraz edilen Emniyet Müdürlüğünün araç özet bilgileri sitesinden yapılan sorgulamadan borçlunun Aralık 2013 ayı içerisinde bir çok aracını başkalarına devrettiği, mal kaçırma gayreti içerisinde olduğu gerekçesiyle talebin kabulüne, borçlu taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.
Borçlu/karşı taraf; mal kaçırmasının söz konusu olmadığını, halen üzerine kayıtlı araçlar olduğunu ve 3. kişilerden alacaklarının mevcut olduğunu, ayrıca İİK 257/1 maddesinde şartlar oluşmadığından ihtiyati haciz kararı verilmesinin şartlarının oluşmadığını savunarak ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; İİK 257/2.2 maddesi gereği borçlunun mal kaçırma girişimleri olduğu gerekçesiyle borçlu/karşı tarafın itirazının reddine karar verilmiştir.
Kararı, borçlu/karşı taraf temyiz etmiştir.
1- Dava, henüz keşide tarihleri gelmemiş çeklere dayalı olarak talep edilen ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemece, İİK 257/2. maddesindeki şartların gerçekleştiği, borçlunun mal kaçırma girişimleri olduğu gerekçesiyle ihtiyati hacze itiraz eden/borçlunun itirazının reddine karar verilmiştir.5941 sayılı Çek Kanunu’nun 3/8. maddesi gereğince ileri düzenleme tarihli çeklerle ilgili olarak hukuki takip yapılabilmesi için çekin üzerindeki düzenlenme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulması gerekmektedir. Somut olayda; ihtiyati haciz istemine konu olan çeklerin düzenleme tarihleri 18/1/2014, 30/1/2014, 8/2/2014, 28/2/2014, 8/3/2014, 15/3/2014, 11/4/2014, 13/4/2014 olup hiçbiri bankaya ibraz edilmemiş ve karşılıksızdır işlemine de tabi tutulmamıştır. Çek Kanunu İcra İflas Kanunu’na göre daha özel nitelikte bir yasa olup, bu durumda, dava konusu çekler nedeniyle ihtiyati haciz talep edilmesi mümkün değildir. Mahkemece bu nedenle ihtiyati hacze itiraz eden/borçlunun itirazının kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün ihtiyati hacze itiraz eden/borçlu yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, ihtiyati hacze itiraz eden/borçlu vekilinin vekalet ücretine dair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz eden/borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün ihtiyati hacze itiraz eden/borçlu yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle ihtiyati hacze itiraz eden/borçlu vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.