YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6827
KARAR NO : 2014/13389
KARAR TARİHİ : 08.09.2014
Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 24/09/2013 tarih ve 2013/130-2013/485 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumdan emekli aylığı alan 02.07.1996 tarihinde vefat ettiğini, 22.10.2002 tarihine kadar aylığın yoluyla çekilmeye devam ettiğini, zararın tazmini için müşterek sorumlular hakkında yapılan takibin devam ettiğini, taraflar arasında imzalanan protokolde yer alan “gelir ve aylık sahiplerinin, süresiz verilmesinde Banka yetkilidir. Ancak Banka ATM kartı geçerliliğini bir yılla sınırlandıracak ve bir yıllık süre sonunda gelir ve aylık sahibinin bizzat bankaya gelmesi sağlanarak, yaşadığının tespiti halinde Bank Kart süresi bir yıl süreyle uzatılabilecektir” düzenlemesine davalı yanca uyulmadığını, bu şekilde emeklilik aylığının uzun süre haksız bir şekilde çekilmesine zemin hazırladığını ileri sürerek 7.035,44 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı süresinin dolduğunu, dayanak yapılan protokolün 01.01.1994 tarihinde feshedildiğini, işlemlerin her hangi bir protokol olmaksızın uzun süre devam etmesinden sonra 25.12.2001 tarihinde yeni bir protokol düzenlendiğini, bu durumda 23.07.1996 ila 25.12.2001 arasının protokolsüz döneme tekabül ettiğini, bu dönem için davacının emeklinin öldüğünü bildirmesi ve ilgiliye maaş ödememesi gerektiğini, ikinci protokol dönemi için de davacının anılan kişi adına havale yapmasının kendi kusurundan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar davalı bankanın ölü kimse adına ödeme yapması, banka yönünden bir kusur teşkil etse de bu dönem bakımından davacının da, sigortalısının ölüp ölmediğini denetlememesinin müterafik kusur teşkil ettiği, bu müteferrik kusur oranının tespiti için alınan rapora göre davalı bankanın sözleşme öncesi ve sonrası yaptığı ödemeler nedeniyle işlemlerden %20 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.407,09 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesine dair olan gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 7’nci paragrafındaki “davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine ” ibaresinin mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün maddi hata niteliğinde olmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcı ile 94,75 TL temyiz ilam harcının davalı …Ş’ den alınmasına, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.