YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6828
KARAR NO : 2014/9240
KARAR TARİHİ : 14.05.2014
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/11/2013
NUMARASI : 2013/112-2013/1117
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen . tarih ve. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından 49002573 poliçe numarası ile sigorta yaptırılan B.Kimya Tic. Ltd. Şti’ye ait emtiaların, davalı taşıyıcı firma tarafından taşınması esnasında .plakalı tırların çarpışması sonucu meydana gelen kazada zarar gördüğünü, yapılan ekspertiz raporu ile müvekkili şirketin sigortalısına ait emtialarda meydana gelen zararlardan dolayı sigortalısına 7.552,00 Euro ödeme yaptığını, Yargıtay kararlarına göre davalı taşıyıcının, kusuru az dahi olsa zararın tamamından sorumlu olduğunu ileri sürerek, sigortalıya ödenen 7.552,00 Euro’nun işleyecek faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, meydana gelen kazada trafik kazası tespit tutanağına göre plakalı vasıta sürücüsünün asli, emtianın taşındığı plakalı vasıta sürücüsünün ise tali kusurlu olduğunu, davayı kaybetmeleri halinde plaka sayılı vasıta maliki O.. Ç.. ile vasıta sürücüsü Ü.. M.., plaka maliki M.. B.. ile M.. G..’e rücu etmelerinin söz konusu olduğunu, bu nedenle davanın bu kişilere ihbar edilmesi gerektiğini savunarak, açılan davanın reddini istemiştir.
Bir kısım ihbar olunanlar vekilleri; davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; işbu rücuen tazminat davasının haksız fiile dayalı olarak açıldığı ve ticari nitelikte bulunmadığı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin. Esas-Karar sayılı dava konusu hakkında verilmiş olan ilamında Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun . tarih E. . sayılı kararında bu hususun “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.” şeklinde vurgulandığı, mahkemenin görevli olmadığı ve Yeni Ticaret Kanunu ile asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin işbölümü ilişkisi değil, görev ilişkisi olarak kabul edildiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile mahkemenin görevsizliğine, dosyanın talep halinde Gaziantep Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı olarak davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği hasar tazminatının davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
. tarihli.. sayılı YİBK’da da belirtildiği üzere bu dava, sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi değerlendirilerek görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Davacı sigorta şirketi halefiyet hakkına dayalı olarak bu davayı açtığına göre, halefi olduğu sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin mahiyetine bakılarak görevli mahkeme tespit edilecektir. Davacının sigortalısı ile davalı arasında TTK’da düzenlenen taşıma ilişkisi mevcut olduğu,diğer davalının ise taşıyanın sigortacısı olması sebebiyle dava edildiği nazara alındığında, dava, TTK’nın 4. maddesine göre ticari dava niteliğini taşıdığından, TTK’nın 5. maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemelerinin görev alanındadır. Açıklanan nedenlerle mahkemece işin esasına girilerek hüküm tesisi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.