YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6876
KARAR NO : 2014/14401
KARAR TARİHİ : 24.09.2014
Taraflar arasında görülen davada verilen 08.10.2013 tarih ve 2012/15-2013/177 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tekstil ürünlerinin üretim ve pazarlaması alanında faaliyet gösterdiğini, “” esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin 2010/06496 sayı ile “” tasarımı için diğer davalı başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine, müvekkilinin itirazda bulunduğunu, ne var ki bu itirazın reddine karar verildiğini, oysa müvekkiline ait tescilli markalarının ve ürünlerin ayırt edilmesini sağlayan ana ve baskın unsurların “at üzerinde polo sopası tutan kasketli oyuncu”, “at figürü” ve aynı zamanda ticaret unvanının da kök unsuru olan ” ibareleri olduğunu, bu ibarelerin tamamının davaya konu tasarımlarda aynen kullanıldığının görüldüğünü, yeni ve ayırt edici olmadığını, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan 2011-T-607 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının herhangi bir endüstriyel tasarım tescil belgesi bulunmadığını ve bu nedenle davayı açmada hukuki bir yararının varlığından bahsedilemeyeceğini, davacı markalarında kullanılan at üzerinde polo sopası tutan kasketli oyuncu figürünün farklı tasarımlar üzerinde pek çok marka ve görselde kullanıldığını, Polonun, at üzerinde yapılan bir spor olduğunu, farklı markalarca bu spora ilişkin görsellerin farklı şekillerde tescil edildiğini, bir marka iki at ve oyuncu kullanmışken bir diğer markanın bir at ve bir oyuncuya yer verdiğini, bu nedenlerle tasarıma konu desenlerin davacı markası ile karıştırılmayacağını, iptali istenen kararının hukuka uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili, davacının dayandığı bir tasarımın bulunmadığını, sunulan bir kısım belgelerin tarihsiz olduğunu, davacı markalarına dayanılarak tasarıma itiraz edilemeyeceğini, zira marka ve tasarım korumasının farklı olduğunu, kaldıki tasarımların itiraza dayanak görsellerle benzer olmadıklarını, bu nedenle enstitü tarafından yapılan işlemlerin hükümlerine uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; itiraza mesnet olarak gösterilen davacıya ait tescilli markalarda kullanılan logolar ve diğer görseller ile dava konusu desen tasarımları tasarım hukuku yönünden bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 2 numaralı tasarım hariç olmak üzere farklı oldukları, yani ayırt edicilik ve yenilik kriterini taşıdıkları; ancak davalıya ait 2010 06496 / 2, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12, 13, 14 sayılı tasarımlarda gerek “” ibaresinin gerekse de “at üzerinde polo oynayan oyuncu” figürünün yer aldığı, bu işaretlerin davacı yanın önceki tarihli tanınmış markalarının esas ve ayırt edici unsurları olduğu, davalı yanca tescili gerçekleştirilen tasarımlarda bu işaretlerin kullanımının, marka hakkı kapsamında olup izinsiz tazsarım başvurusuna konu edilmesi nedeniyle davacı itirazı üzerine tescil engeli olarak dikkate alınmasının zorunlu olduğu; tüm bu nedenlerle anılan kararının 2010 06496/2, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12, 13, 14 sıra numaralı tasarımlar yönünden iptali koşullarının oluştuğu, 1, 3 ve 11 sıra sayılı tasarımlar yönünden ise, iptali gerektiren bir hukuki nedenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kısmen iptaline karar verilen uyuşmazlık konusu tasarımların davacı adına tescilli marka hakkına da tecavüz oluşturmasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yurarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkeme kararının ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.