YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6941
KARAR NO : 2014/13712
KARAR TARİHİ : 15.09.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/01/2014
NUMARASI : 2013/279-2014/21
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/01/2014 tarih ve 2013/279-2014/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1998/103490 sayılı 29. sınıf ürünler içeren “PINAR Beyaz+şekil”, 1998/13222 sayılı 29 ve 30. sınıf ürünler içeren “PINAR BEYAZ”, 1999/4781 sayılı 29, 30 ve 32. sınıf ürünler içeren “PINAR Beyaz+şekil”, 2000/4179 sayılı 29 ve 35. sınıf ürünler içeren “Beyazım”, 2001/5921 sayılı 29, 30 ve 32. sınıf ürünler içeren “PINAR BEYAZ” markalarının sahibi olduğunu, “PINAR BEYAZ” markasının TPE tarafından tanınmış marka olarak kabul edildiğini, davalı şirketin 2008/27857 sayılı 29. sınıf ürünler içeren “AKBEL beyazı sürülebilir peynir şekil” ibareli marka başvurusunun ilan edilmesi üzerine müvekkilinin tanınmışlık ve iltibas nedenine dayalı olarak marka başvurusuna itiraz ettiğini, ancak itirazlarının nihai olarak TPE YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptali ile tescili halinde markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin markası ile davacı markasının iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olmadığını, müvekkilinin markasındaki ayırt edici unsurun “Akbel” sözcüğü olduğunu, markada yer alan “Beyazı” ibaresinin markasal bir algılama yaratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı markalarıyla davalı başvurusunun konusu olan işaretin iltibasa neden olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile TPE YİDK’nın 2010/M-1616 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescil olunan 12.05.2008 gün ve 2008/27857 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve mahkeme kararının hüküm kısmında YİDK karar numarası olarak 1646 yerine 1616 yazılmasının mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olmasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava konusu markanın harcının yatırılmamış olması nedeniyle tescil edilmediği savunulduğuna göre, mahkemece bu husus araştırılmadan dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenle, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenle davalılar vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 15/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.