Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7047 E. 2014/12945 K. 07.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7047
KARAR NO : 2014/12945
KARAR TARİHİ : 07.07.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 48. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/01/2014
NUMARASI : 2014/49-2014/50 D. İŞ

İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.01.2014 tarih ve 2014/49-2014/50 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi .tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden B.. T.. vekili, ihtiyati haciz talebinin tereke temsilcilerine yöneltilmesi gerektiği ve müvekkilinin mirasçılık durumunun ihtilaflı olduğunu, Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/12 tereke dosyasında da alacaklı … Madencilik San. Tic. A.Ş’nin alacağının hangi taşınmaz üzerinde teminat altına alınacağına ilişkin taleplerin 06/02/2014 tarihinde karar verileceğini, alacaklı lehine terekeye ait taşınmazlara karz ipoteği konulmasına muvafakat ettiklerini, müvekkilinin kişisel mallarına haciz konulamayacağını ileri sürerek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden G.. T.. vekili, TMK’nın 607. maddesi uyarınca mirasçıların kişisel sorumluğunun ancak mirasın kabulü veya ret süresinin bitimi üzerine yani mirasçıların mirası kesin olarak kazanmaları ile başlayacağını, mirası red imkanı olduğu sürece mirasçıların kişisel sorumluğunun başlamayacağını, murisin alacaklılarının bu dönemde tereke malları üzerine takip yapabileceklerini haciz koyabileceklerini ancak mirasçıların kişisel mal varlıklarına dokunamayacaklarını, muris Ş.T..’nın vefatı üzerine TMK’nın 589 vd. maddeleri gereği terekenin tespiti ve korunmasına ilişkin olarak Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/12 tereke sayılı dosyasında dava açıldığını, tereke tespit davasının henüz sonuçlanmadığını ve bu nedenle mirası red süresinin başlamadığını, bu nedenlerle müvekkili hakkında verilmiş olan haksız ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden Z.. T.. vekili, ihtiyati hacze konu bononun müvekkilinin murisi Ş. T.., …-Tat Madencilik Gıda San. ve Tic. A.Ş’nin alacaklıya olan borcu sebebiyle kefaleten keşide ettiğini, murisin terekesinin idaresinin Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/12 tereke sayılı dosyasında yürütülmekte olduğunu, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin tereke defterine alacağının kaydı için başvuruda bulunduğunu, henüz daha tereke defterine alacak kaydı yapılmadan ihtiyati haciz talep edenin mirasçılarının mal varlığı hakkında ihtiyati haciz talep etmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, henüz varlığı ve meblağı tartışmalı alacak iddiası tereke borcu olarak kaydedilmemesine rağmen mirasçı sıfatı ile müvekkilinin malvarlığına ihtiyati haciz uygulanmasının yasaya aykırı olduğunu bu nedenle müvekkili hakkında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden Ş. T.. vekili duruşmadaki beyanında, alacaklı tarafından alacağın tahsili için gidilmesi gerekenin müteveffa Ş. T..nın terekesi olduğunu, bu yönden müvekkilimin şahsi mal varlığına gidilemeyeceğini, bu hususta Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi’nde dava açıldığını, halen devam ettiğini, ihtiyati haczin amacının alacaklının hak kaybını önlemek olduğunu, alacaklıya ipotek tesisi ile ilgili muvafakat verdiklerini, terekenin mal varlığı alacağı kat ve kat karşılayacağını, itirazının kabulü ile müvekkili hakkında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Alacaklı vekili, TMK’nın 599/II maddesine göre mirasçıların tereke borçlarından kişisel mal varlıkları ile sınırsız sorumlu olduklarını, savunmuştur.
Mahkemece, ihtiyati hacze konu bonoda kefil olarak imzası bulunan murisin 16/06/2012 tarihinde vefat ettiği, murisin terekesi ile ilgili Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/12 tereke sayılı dosyasının derdest olduğu, TMK’nın 607 ve 625. maddelerindeki hususların dosyada mevcut olduğu ve İİK’nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartlarını bu anlamda gerçekleşmediği, gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinde mirasçı olarak görülen ve veraset ilamında adı yazılan ve ancak veraset ilamının verildiği 10/07/2012 tarihinden sonra 11/06/2013 tarihinde ölen M. T.. ile ilgili ihtiyati haciz kararının resen kaldırılmasına, muterizler B.. T.., G.. T.., Ş.T.., Z.. T.. hakkında mahkemece 30/01/2014 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, alacaklı şirket vekilinin mahkemenin M. T..ile ilgili ihtiyati haciz kararının resen kaldırılması kararına yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İstem, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile muterizler B.. T.., G.. T.., Ş. T.. ve Z.. T.. hakkındaki ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Ancak, İİK’nın 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edebilmenin koşulları sıralanmış olup, bu hükümde vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş alacakla ilgili olarak ihtiyati haciz kararı verilebileceği öngörülmüştür. Somut olayda ise, kefil murisin kefalet borcunu teminen ipotek tesis edildiğine ve muterizlerin mirası reddettiklerine dair dosya kapsamında delil ve bilgi bulunmadığından ihtiyati haciz kararına itirazın reddi gerekirken kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle alacaklı şirket vekilinin M.T..ile ilgili ihtiyati haciz kararının resen kaldırılması kararına yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle alacaklı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz talep eden alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden alacaklı şirkete iadesine, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.