Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7121 E. 2015/4473 K. 31.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7121
KARAR NO : 2015/4473
KARAR TARİHİ : 31.03.2015

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/11/2013 tarih ve 2010/353-2013/420 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 31/03/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı asil …, asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. …, birleşen davada davalı asil …, birleşen davada davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi… tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada, müvekkilinin yıllardan beri tescilli bulunan “…” markasının ayırt edilemeceyek kadar aynısı olan “…” markasının davalı tarafından kullanıldığının sabit olduğunu, davalının kullanımının ülke çapında olduğu için müvekkilinin geri dönüşü olmayan zararlara uğradığını, müvekkilinin davalı tarafından uygulanan satış ve fiyat politikalarından dolayı kendi bayileriyle dahi sorun yaşadığını, bayilerce dahi iki ürünün aynı zannedildiğini ileri sürerek, üzerinde “…” yazan sigarayı bıraktırma tozlarına el konulmasını ve davalının elde ettiği kazanca göre maddi tazminatın hesaplanarak fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise aynı gerekçelerle, 50.000 TL maddi, 10.000 TL de manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamından, davalı … tarafından davacı tarafa ait “…” markasına benzer şekilde “…” ibareli ürün üretildiği, söz konusu kullanım dikkate alındığında davacı tarafa ait “…” ibareli markaya benzer şekilde “…” ibaresinin kullanıldığı, her iki kullanım karşılaştırıldığında halk tarafından irtibat kurma ve bağlantının somut şekilde anlaşılabildiği, bu nedenle markaya yönelik kullanımın tecavüz teşkil ettiği, davalı… Bitkisel ürünün kendisinin üretmediğini beyan etmiş is ede, ürünün ticari amaçla satılması da marka hakkına tecavüz olup, her iki davalı yönünden marka hakkına tecavüzün olduğunun kabulüne karar vermek gerektiği, tespit dosyaları dikkate alındığında davalı …’nın 7 ay ürünü sattığını beyan ettiği, bu durumun deftere tam olarak yansımadığı, davalı …. ise kendi beyanı dikkate alındığında bilirkişi raporunun yeterli görülmediği, BK hükümleri gereği tazminat yönünden resen değerlendirme yapıldığı, davacının uğradığı zarar davalının ürünleri satmak sonucu ile elde edeceği kazanca göre tazminini talep ettiği ancak somut olayın özelliği dikkate alındığında söz konusu tazminat miktarının buna göre belirlenmesi mümkün olmadığından BK’nın 50. ve 51. hükmü ve davalı tarafların tespit dosyasında vermiş oldukları beyanlar dikkate alındığında, davalı Megamed için tazminat miktarının 10.000 TL, diğer davalı …ı için ise 30.000 TL olarak kabul edilmesinin hakkaniyete uygun kabul edildiği gerekçesiyle, asıl dava yönünden, davanın kabulü ile davacı tarafa ait Bıktım markası ile davalı tarafın “…” markalı ürünleri satışını yapmak suretiyle marka hakkına tecavüzün tespiti ve menine, davalı tarafın “…” markasının benzeri olan “…” ibareli markayı kullanımının, satış, dağıtım ve reklam amaçlı engellenmesine, BK hükümleri gereği davacı tarafın talep ettiği maddi tazminat 10.000 TL olup bu miktar maddi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari avans faiz oranıyla davalı taraftan tahsili davacı tarafa ödenesine, birleşen 2010/354 sayılı dosya yönünden, davacı tarafın davasının kısmen kabul kısmen reddi ile markaya tecavüz yönünden davacı tarafa ait “…” markasının “…” olarak davalı tarafından kullanıldığından marka hakkına yönelik tecavüzün tespiti ve menine, davalı tarafın “…” markasına benzer “…” markalı ürünleri satışı, reklam ve piyasaya sürmesinin engellenmesine, BK hükümleri gereği maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 30.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren geçerli avans faiz oranıyla birlikte birleşen davalı …’dan tahsili, davacı tarafa ödenmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 7.500 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren geçerli ticari avans faiz oranıyla birleşen davalı …’ dan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı … vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak mahkemece, birleşen davada reddedilen manevi tazminat yönünden davalı lehine belirlenen vekalet ücretinin hükümde belirtilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7. maddesine göre kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, mümeyyiz davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 7/c bendinde yer alan “reddolunan manevi tazminat yönünden” kelime grubundan sonra gelmek üzere “1.980” ibaresinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp

davalı …’ya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı …’ya iadesine, 07/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.