YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7190
KARAR NO : 2015/4637
KARAR TARİHİ : 02.04.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/10/2013 tarih ve 2010/98-2013/246 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 31.03.2015 günü hazır bulunan davacılardan asil …, davacılar vekili Av. …, ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketin davalı banka nezdindeki hesaplarında işlem yapmaya tek yetkili kişinin müvekkili … olduğunu, müvekkili şirketin eski ortağı olan dava dışı… tarafından sahte talimatlar ile müvekkillerinin hesaplarından çok sayıda işlem ile para çekildiğini, davalı banka çalışanı dava dışı …’nun… ile ortak hareket ettiğini, davalının özen yükümlüğüne aykırı hareket ederek müvekkillerinin hesaplarından usulsüz işlemler ile çekilen paralardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 384.202,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı defi ile birlikte davacıların hesaplarından çekilen paralardan davacıların haberdar olduğunu, çekilen paraların davacı şirket için kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların davalı banka nezdindeki hesaplarından 3 yıl boyunca toplam 124 işlem ile para çekildiği, bunlardan 64 adedindeki imzaların gerçek talimat sahibine ait olmadığı, şirket ortaları tarafından yapılan 05.08.2005 tarihli protokol ile dava dışı…’in yaptığı işlemler nedeniyle ibra edildiği, davanın bu protokol ve usulsüz işlemlerden 5,5 yıl sonra açıldığı, davacıların bu usulsüz işlemlerden sonra bankada işlem yaptıkları ve yapılan işlemlerden haberdar oldukları, buna göre para çekim işlemlerine davacıların icazet verdikleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacılara ait hesaplardan sahte talimatlara dayalı olarak çekilen paraların tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece usulsüz para çekim işlemlerinden sonra davacıların hesaplar üzerinde işlem yapmaya devam ettikleri, buna göre usulsüz para çekim işlemlerine icazet verdikleri gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Ancak, davacılar vekili tarafından dosyada sunulan iddianame ve mahkeme tensip zaptı örneğine göre dava konusu olayla ilgili olarak davalı banka çalışanları ile feri müdahil … hakkında … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/66 Esas sayılı dosyasında zimmet suçundan dava açıldığı ve davanın devam ettiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamamakta ise de, eylemin hukuka aykırılığı ve illiyet bağı ile maddi vakıalara ilişkin ceza mahkemesi tesbitleri hukuk hakimini bağlayacağından, mahkemece ceza davasının sonucu beklenerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı …ne verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.