YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7383
KARAR NO : 2015/4978
KARAR TARİHİ : 09.04.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …(Kapatılan) 49. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/01/2014 tarih ve 2011/254-2014/5 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/04/2015 günü hazır bulunan davacı asil …, davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların dava dışı …Ltd. Şti.’nin hissedarları olduğunu, şirketin Aralık 2010 tarihine kadar … Otelini işlettiğini, bu tarihten sonra otelin dava dışı … Şti.’ne kiralandığını, şirket bünyesindeki gayrimenkullerden kira gelirleri elde edildiğini, elde edilen karın dağıtılmadığını, zaman içinde davalının haksız uygulamaları sonucu davacının şirketteki hissesinin azaldığını, alınan bir kısım kararların iptali için davalar açıldığını, davalının şirket işlemleri konusunda davacıya bilgi vermediğini, davalının muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgeler kullanarak işlem yaptığını, davalının kendisine ait şahıs şirketine yüklü miktarda usulsüz ödemeler yapıldığını, alınmayan malların alınmış gibi gösterildiğini, verilmeyen hizmetler verilmiş gibi faturalar düzenlenip ödemeler yapıldığını, şirket kasasından şahsi harcamalarda bulunulduğunu, gereksiz krediler kullanılarak faiz yükü oluşturulduğunu, sonuç olarak şirketin 5 yılda yaklaşık 4.000.000,00 USD zarara uğratıldığını ileri sürerek, dava dışı şirkete kayyım atanmasını, 2006-2010 yılları arasındaki işlemler nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000,00 TL’nin faiziyle birlikte şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle istemini 1.980.000,00 TL artırarak 2.000.000,00 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, kayyım atanmasına ilişkin istemin … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/425 Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, müvekkili ile davacının anne – kız olduklarını, şirkete ait otelin eskimesi sebebiyle ticari zorunluluk gereği kiralandığını, davacı tarafça ileri sürülen bir kısım iddiaların başka davalara konu edildiğini ve davaların sonuçlandığını, müvekkilinin sahibi olduğu … firması ile şirket arasındaki ilişkinin yasal düzenlemelere uygun olduğunu, zorunluluk hallerinde kredi kullanıldığını, gayrimenkullerin en ekonomik şekilde değerlendirildiğini, müvekkiline ait gayrimenkulün şirkete satılmasıyla her geçen gün kıymetlenen yerin şirkete kazandırılmasının amaçlandığını ve otelin yenilendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 2006 yılında şirket yevmiye kayıtlarına işlenmeksizin çeşitli dekorasyon, oda tanzimi, mobilya boyası, tablo, tabak, lobi boyası, süsleme ve benzeri isimler altında ayrı ayrı aylık 40.000,00 TL, 70.000,00 TL, 69.900,00 TL ve 94.400,00 TL’lik alımların yapılmış gibi gösterildiği, 2007 yılında 7 aylık dönemde farklı zamanlarda 4 kez olmak üzere 4.500, 5.000, 3.000 ve 5000 adetlik anahtarlık alımları yapıldığı, boya-dekorasyon, altın varak ve niteliği belirsiz, sonradan denetimi imkansız yüksek tutarlı hizmet alımları gösterildiği, 2008 yılında daha önceki yılda olduğu gibi yine kapsamı belirsiz hizmet alım faturaları düzenlendiği, çok sayıda anahtarlık, tablo, 160.000,00 TL tutarlı kıyafet, 2009 yılında yine içeriği belirsiz hizmet alımlarıyla ilgili 75.000,00 TL, 98.000,00 TL, 76.000,00 TL, 40.500,00 TL, 51.500,00 TL tutarlı hizmet alım faturaları düzenlendiği, 2010 tarihinde hizmet bedeli olarak muhtelif aylara ilişkin 45.000,00 TL, 23.000,00 TL, 28.500,00 TL, 40.000,00 TL, 60.000,00 TL ve 90.000,00 TL tutarlı faturalar düzenlendiği, bu alımların dava dışı şirketin diğer kayıtlarıyla uyumlu olmadığı, gerçek dışı-usulsüz yapılan bu işlemlerle davalıya ait … firmasına ödenmiş gibi gösterilen tutarların şirket bünyesinden çıkartılarak davalı tarafından mal edinildiği, cevap süresinden sonra ileri sürülen zamanaşımı def’i savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu, davalı vekilinin ise (3) nolu bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, limited şirket ortağı ve yöneticisi olan davalının şirkete verdiği zarar ile şirketten elde ettiği iddia edilen haksız kazanımların şirkete iadesi ve şirkete kayyım atanması istemine ilişkin olup, davacı vekilince gerek dava dilekçesinde gerekse ıslah dilekçesinde eylem ve işlem tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilmesine, davalının eyleminin de özünde haksız eylem olmasına, haksız eylem halinde davalının temerrüde düşürülmesi için ihbar yada ihtara gerek bulunmamasına rağmen mahkemece davacı vekilinin bu yöndeki istemi denetime elverişli bir şekilde değerlendirilip tartışılmadan yazılı şekilde dava ve ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davacı vekili dava dilekçesinde temerrüt faizinin türünü açıkça belirtilmeksizin dava konusu ettiği miktarı faizi ile birlikte tahsilini talep etmesine, bu istemin yasal faiz olarak anlaşılmasının gerekmesine rağmen mahkemece esasen talepte aşılmak suretiyle ıslahla artırılan meblağ da dahil olmak üzere tüm meblağın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi de doğru olmamış kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.