YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7408
KARAR NO : 2014/14446
KARAR TARİHİ : 24.09.2014
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/01/2014
NUMARASI : 2013/295-2014/17
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/01/2014 tarih ve 2013/295-2014/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının Çin’den ithal ettiği jantlar üzerinde yapılan incelemede lisans bedeli ödenmediği halde TSE logosu kullanıldığının tespit edildiğini ileri sürerek, TSE ürün belgelendirme yönergesi, ücret çizelgesi kapsamında 18.800 TL maddi, 94.400 TL manevi tazminatın haksız eylemin belirleme tarihi olan 16/09/2009 tarihinden itibaren işletilecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, markaya vaki tecavüzün önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı üretici firmaya toplam 3316 adet ürün sipariş ettiğini, bunlardan dava konusu 36 adet ürün dışında tüm ürünlerin lisans bedellerinin ödendiğini, dava konusu ürünler için davacı logosunun kullanılması talimatının müvekkilce verilmediğini, fiili durumun üretici firma kusurundan kaynaklandığını, hatanın en erken gümrük sahasında fark edilebileceğini ve müvekkilce hatanın fark edilmesi üzerine dava konusu ürünlerin teslim alınmadığını, menşeine iade edildiğini, piyasa sürülmeyen ürünler için tazminat talebinin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda; davacı taraf her ne kadar markaya tecavüzün tespiti, maddi manevi tazminat yönünde dava açmış ise de dava açılmadan öncede ürün belgelendirme yönetmeliğine uygun somut olaya ilişkin somutlaştırılmış bir yönetim kararı olmadığı gibi davalının markasal kullandığı iddia edilen ürünler gümrük aşamasında mahrecine iade edilmiş bu nedenle markasal bir kullanım da söz konusu olmadığından yerinde olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma kararında davalı tarafça Türkiye’ye ithali sırasında TSE uygunluk belgesi olmadığı halde buna ilişkin TSE markasını taşıyan 36 adet jantla ilgili tazminat hesabının 15.04.2007 yürürlük tarihli TSE Ürün Belgelendirme Yönergesi’nin “Belge ve Markaların Haksız Kullanımı” başlıklı 10. Bölümünün 10/1. maddesi dikkate alınmak suretiyle takdir edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu hususla ilgili olarak TSE yönetim kurulu 04.02.2009 tarihinde, haksız marka kullanımı ile ilgili gündeme gelen ve uzlaşma talebinde bulunan firma ve kişilere ilişkin konuların bir komisyon tarafından çözüme kavuşturulması yönünde karar almıştır. Bu karara dayanarak Uzlaşma Komisyonu kurulmuş ve Uzlaşma Komisyon Kararının, Yönetim Kurulu kararı yerine geçeceği yönünde görüş bildirilmiştir. Yine dosyada mevcut 16/7/2010 tarihli Uzlaşma Komisyonu tarafından belge kapsamında olmayan ürünlerde TSE markasının haksız kullanılması nedeniyle tazminat hesaplamasına yönelik ilke kararı alınmış ve buna yönelik davalı itirazı da aynı komisyonun 19.08.2010 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Bu durumda, Dairemiz bozma kararı çerçevesinde tazminat hesabının anılan Komisyon kararı çerçevesinde mahkemece belirlenecek bir bilirkişi tarafından hesaplanması gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması isabetli görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlaının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.