Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7427 E. 2014/14884 K. 30.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7427
KARAR NO : 2014/14884
KARAR TARİHİ : 30.09.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY (KAPATILAN) 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/12/2013
NUMARASI : 2013/43-2013/140

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2013 tarih ve 2013/43-2013/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin talimatıyla dava dışı şirketin taşıma işlerini yapan alt taşıyıcı olduğunu, 06.01.2009 tarihinde yurt dışına gitmek üzere dava dışı şirkete ait yüklerle birlikte limana gelen müvekkiline ait 2 adet aracın çıkışına izin verilmeyerek, dava dışı şirketin borcu sebebiyle başlatılan icra takip dosyasından konulan haciz nedeniyle araçların üzerindeki mallarla birlikte bekletildiğini, ilk zamanlar bekleme ücretine ilişkin olarak kesilen bir kısım faturaların davalı tarafça ödenmesine rağmen daha sonra kesin faturaların ödenmediğini, bu kapsamda icra takibi başlatılmış ise de, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40’dan aşağı olmamak şartıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taşıma işleri komisyoncusu/üst taşıyan, davalının ise alt taşıyan olduğunu, bekleme ücretinden gönderen dava dışı şirketin sorumlu bulunduğunu, davacının TTK’nın 794 ve 796 maddeleri kapsamında hapis hakkını kullanmayarak zararın artmasına sebebiyet verdiğini ve müvekkiline bekleme faturası kesmeye devam ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin dava dışı şirkete ait malları alt taşıyan sıfatı ile davacı şirkete ait araçlarla taşıma işini yaptırdığı, davacının taşımak için teslim aldığı mallar araçlara yüklü vaziyette iken gümrük müdürlüğünde davacıya ait iki adet aracın hacizli mallarla birlikte antrepoya çekildiği, bekleme süresi içerisinde davacının bekleme ücretine ilişkin olarak düzenlediği bir kısım faturaların davalı tarafça ödendiği, fakat beklemenin uzaması sebebiyle devam eden dönemlere ilişkin bekleme ücreti faturalarının ödenmediği, davacının malların taşınması hususunda dava dışı şirketle doğrudan anlaşmasının bulunmadığı, alt taşıyan sıfatı ile taşıma işini yaptığı ve taşıma ücretini de davalı taraftan aldığı, davacının alt taşıyan olması sebebiyle davalının bekleme ücretinin tamamından sorumlu olduğu, takip tarihine kadar oluşan bekleme ücretinin 90.470 Euro olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece, yasal koşulları oluştuğundan davalılar aleyhine takibe konu asıl alacak miktarı 90.470 Euro’nun % 40’ı oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş ise de, İcra ve İflas Kanunu’nun 58. maddesinin 3 numaralı bendine göre, alacağın yabancı para cinsinden olması halinde hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin takip talebinde gösterilmesi zorunlu olup, bu takibe yapılacak itiraz halinde takibe konu borç yabancı para borcu olsa bile hüküm altına alınacak icra inkar tazminatının TL cinsinden hükmedilmesi gerektiğinden, mahkemece yabancı para üzerinden kabul edilen asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığının %40’ının TL olarak hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde Euro üzerinden hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 30/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.