YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7451
KARAR NO : 2015/5059
KARAR TARİHİ : 09.04.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05/11/2013 tarih ve 2011/237-2013/202 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/04/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalılar vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı gerçek kişiler ile müvekkilinin dava dışı … Ltd. Şti’nin ortağı olduğunu, ortaklar arasında çıkan ihtilaflar nedeni ile bu davalıların müvekkilinin müdürlük sıfatını elinden aldığını, kendilerinin müdür olarak kaldığını, müvekkilinin haksız ve kötü niyetli eylemler nedeni ile şirketin feshi ve tasfiyesi davası açtığını, buna karşılık adı geçen davalıların müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılması için dava açtığını, ancak bu davayı müracaata bıraktıklarını, daha sonra … Ltd. Şti’nin ticari itibarından, müşteri portföyünden, maddi ve maddi olmayan mal varlığından ve elemanlarından yararlanarak, yanlarına eşlerini alıp, aynı konuda faaliyet gösteren davalı …yi kurduklarını ve … Ltd. Şti’nin tek faaliyeti olan fabrika binasının içinde olduğu … Belediyesi sınırları içindeki 563 Ada 4 Parseldeki taşınmazı, yeni kurulan şirkete sattıklarını ileri sürerek, davalı şirket tarafından yapılmış görünen ticari işlerin dava dışı… Ltd. Şti. tarafından yapılmış sayılmasını, bu işlerden doğan ve bilirkişi heyeti tarafından saptanacak her türlü hak, menfaat ve alacağın … Ltd. Şti’ye bırakılmasını ve bunların davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemize ait 26.04.2010 tarihli ilama dayanılarak,… Ltd. Şti’nin davalı şirketin kuruluşunun öncesinde ve sonrasında sürekli olarak büyüme eğiliminde olduğu, karlı bir şirket olma durumunu muhafaza ettiği, davalıların aynı faaliyet alanında eşlerini de dahil ederek yeni bir anonim şirket kurdukları, o şirketin kuruluşundan davanın açıldığı tarihe kadar geçen dönemde gerçekleşen karının 77.861,44 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabet olduğunun tespitine, davacının sair taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve işbu davanın gerçek kişi tarafları arasında görülen ve dava dışı… Ltd. Şti’nin feshine veya haklı nedenlerle ortaklıktan çıkarılmaya veya ortaklıktan çıkmaya izin verilmesine ilişkin davaların işbu davanın sonucunu etkilemeyeceğinden, mahkemece anılan davaların sonucunun beklenmesine gerek bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Her ne kadar mahkemece bozma ilamımıza uyularak karar verilmişse de, bozma ilamında belirtilen inceleme ve değerlendirmeler yapılmamıştır.
Zira bozma ilamımızda da belirtildiği gibi davalı gerçek kişilerin eşleri ile birlikte diğer davalı şirketin kurucuları oldukları, her iki şirketin de iştigal konularının aynı olduğu, davalı gerçek kişilerin iki yıl boyunca davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri oldukları, daha sonra da yönetimi eşlerine bıraktıkları sabittir. Davacı vekili, davalı gerçek kişilerin davalı şirketin kuruluşta yönetim kurulu üyesi olduklarını, daha sonra da davalı şirketi fiilen çalıştırdıklarını, bu hususun rekabet yasağını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Buna karşılık davalılar vekilince, … Ltd. Şti.’nin pazarlama faaliyetini bayileri aracılığıyla yürüttüğü, müvekkili gerçek kişilerin dava dışı … Ltd. Şti’nin pazarlama işlerinin görülmesi için davalı şirketin kurulduğu, bundan davacının da haberdar olduğu savunulmuştur. Davalı … A.Ş. ile dava dışı … Ltd. Şti. arasında imzalanmış 12.08.2005 tarihli bayilik sözleşmesi ile … A….nin … Ltd. Şti’nin genel distribütörü olduğunun yazılı bulunduğu broşürler ve reklam panolarının fotoğrafları da dosyaya sunulmuştur. Dolayısıyla tarafların tüm bu iddia ve savunmalarının, bozma ilamımızda belirtildiği şekilde, tüm yönleriyle birlikte araştırılıp incelenip değerlendirilmesi ve sonuçta TTK’nın 547. maddesinde belirtilen rekabet yasağının ihlal edilip edilmediği konusunda bir karar verilmesi gereklidir.
Yerel mahkemece bozma ilamımızdan sonra görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda ise sadece kar hesabı yapılmış, mahkemece karar yerinde de bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, bozma ilamımızda açıklanan konularda inceleme ve değerlendirme yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayanarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin yerel mahkemece TTK’nın 547. maddesi uyarınca haksız rekabetin varlığı tespit edildiğinden, müvekkilinin davalı şirket lehine diğer davalılarca yapılmış ticari işlerin dava dışı…Ltd. Şti. hesabına yapılmış sayılmasına, bu işlerden doğup da bilirkişilerce hesaplanacak mal, alacak ve menfaatlerin … Ltd. Şti’ye bırakılmasına ve davalılardan müteselsilen tahsiline dair taleplerinin hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedilmesine ve mahkemece hükmedilen yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (3) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 09/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.