Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7468 E. 2014/14815 K. 29.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7468
KARAR NO : 2014/14815
KARAR TARİHİ : 29.09.2014

MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/02/2014
NUMARASI : 2013/40-2014/17

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.02.2014 tarih ve 2013/40-2014/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin TPE nezdinde 2011/23743 sayılı ve “A.” ibareli markanın adına tescili için başvuru yaptığını, yapılan başvuruya müvekkilince “advantage” ibareli tanınmış markaların mesnet gösterilerek 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesi uyarınca itiraz edildiğini, itirazın TPE YİDK tarafından verilen 2013-M-57 nolu kararla reddedildiğini ileri sürerek TPE YİDK tarafından verilen 13.01.2013 tarih 2013-M-57 nolu kararın iptaline davalı adına tescil edilen “A.” ibareli markanın hükümsüzlüğünün tespitine ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dünya çapında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, 1997 yılından beri “A.” ibareli markayı dünya çapında kullandığını, inşaat ve altyapı sektöründe müvekkilinin markasının belirli bir tanınmışlık düzeyine ulaştığını, markanın tescili istenilen sınıfların davacının faaliyet alanları dışında bulunduğunu, 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesinin koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının marka başvurusunun 37. ve 42. sınıflara yönelik olduğu, bu sınftaki mal ve hizmetlerin davacı markalarının kapsadığı mal ve hizmetler dahilinde bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış marka düzeyinde olduğu, davalı ve davacı markasının konusu mal ve hizmetlerin bilinç düzeyi yüksek kişilere yönelik olduğu, marka tescilinin davacı markasının ayırt ediciliğine ve itibarına zarar vermeyeceği gibi markanın tanınmışlığından istifade ve haksız yarar sağlanması durumunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava; YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davacı tarafça itiraza dayanak gösterilen markaların, başvuru konusu markanın kapsadığı 37. ve 42. sınıf hizmetlerden farklı sınıflarda tescilli oldukları, anılan sınıflar bakımından davalı başvurusunun 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesi anlamında davacı markalarının tanınmışlığına zarar vermesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; davacı tarafça davalının marka tescil başvurusuna yapılan itiraza dayanak gösterilen markaların davalının tescil talebinde bulunduğu markanın hizmet sınıflarını da kapsadığı dosyada mevcut davacıya ait marka tescil belgelerinden anlaşıldığı gibi bu husus davacının tescil başvurusuna itiraz dilekçesinde de ileri sürülmüştür. Bu durum karşısında uyuşmazlığın 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.