YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7472
KARAR NO : 2014/13551
KARAR TARİHİ : 10.09.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.11.2013 tarih ve 2013/145-2013/245 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “…” ibareli marka başvurusunun, davalı … … tarafından dava dışı bir şirkete ait “…” ibareli markayla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu gerekçe gösterilerek KHK’nın 7/1 (b) maddesi uyarınca reddedildiğini, oysa ilaç markalarını diğer markalar ile eşdeğer değerlendirmelere tabi tutmanın mümkün olmadığını ileri sürerek, … kararının iptalini ve müvekkiline ait marka başvurusunun ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, kararın yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, taraf markalarının tescil kapsamlarının aynı olduğu, davacı başvurusuna konu markanın …, ret gerekçesi yapılan markanın … ibarelerini taşıdıkları, söz konusu ibarelerin belirli bir ilaç etken maddesine veya hastalık ismi veya tedavi metoduna işaret ettiğine dair herhangi bir iddiada bulunulmadığı, her iki ibarenin de Türkçe’de bilinen bir anlamlarının bulunmadığı, her iki markanın da 6 harfli oldukları, markaların baş harfleri ile son 4 harfinin aynı ve aynı diziliş sırasına sahip oldukları, markalar arasındaki tek farklılığın 2 sıradaki A ve E harflerinden ibaret olduğu, ortalama tüketici kitlesinin markaları aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer bulup bulmadıklarını değerlendirirken, onların markaları yanyana koyarak karşılaştırdıklarının düşünülmemesi gerektiği, önceki markanın akıllarında bıraktığı iz ve intibaya göre karşılaştırmayı yapacakları, daha önce her hangi bir ilaç üzerinde “…” ibaresini gören tüketicinin, bilahare aynı ilaç üzerinde “…” ibaresini gördüğünde her iki markayı da aynı zannetme ihtimalinin yüksek olduğu, tüketici kitlesinin bilinçli olmasının sonucu değiştirmeye yetmeyeceği, başvurunun reddine dair … … kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.