Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7483 E. 2014/14286 K. 23.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7483
KARAR NO : 2014/14286
KARAR TARİHİ : 23.09.2014

Taraflar arasında görülen davada sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ” ibareli yaygın olarak bilinen seri markaları bulunduğu gibi, ”’ ibareli markanın da sahibi olduğunu, davalının ibaresini kullanarak müvekkili marka hakkına tecavüzde bulunduğunu, davalı kullanımının müvekkili markası ile benzer olduğu, karıştırma ihtimaline sebebiyet verdiğini belirterek davalıya ait ”turkcell cepte e-posta” şeklindeki markasal kullanımın müvekkiline ait ‘ ve ”cep” ibareli seri markalardan kaynaklanan haklara tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına ve giderilmesine, bu ibareyi taşıyan tüm araç ve gereçlere, bunların imaline yarayan malzemelere el konulmasına ve imhasına, 25.000 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ”cep” ibaresini 1998 yılından bu yana çeşitli markalarında kullandığını, öncelik hakkının müvekkilinde olduğunu, markasının tanınmış marka olduğunu, ”cep” ibaresinin mobil telefonlar ve mobil iletişim hizmetleri yönünden hizmetin ve ürünün vasfını bildirdiğini, karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, davacının uzun süre sessiz kalarak dava hakkını kaybettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ‘markası ile davalı kullanımı arasında zayıf bir kavramsal benzerlik bulunmakla birlikte tek başına karıştırılma ihtimaline sebebiyet vermediği, ilgili sektörde toplam 3 adet şirketi bulunmakta olup, ”cep” ibaresinin ayırtediciliği zayıf bir sözcük olduğu, ”ibaresinin tanınmış bir marka niteliğinde bulunduğu ve davacı markaları ile davalı kullanımı arasında seri marka algısı oluşmadığı, tarafların 1998 ve 2000’li yıllardan bu yana ”cep” ibareli markalarını bir arada kullandıkları, piyasada aynı anda ve birlikte var oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
…/…
S2

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.