Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7525 E. 2015/4819 K. 07.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7525
KARAR NO : 2015/4819
KARAR TARİHİ : 07.04.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05/11/2013 tarih ve 2008/161-2013/199 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/04/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalılar vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalıların diğer davalı … Tic. Ltd. Şti’nin ortakları olduklarını, müvekkili ile davalı ortaklar arasında ihtilaf çıkması nedeniyle davalı ortakların kendilerini şirket müdürü olarak atadıklarını, daha sonra da davalı şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren…yi kurduklarını ve bu şirketin yönetim kurulunda yer aldıklarını, bu nedenle davalıların davalı şirket ortaklığından çıkarılmalarına karar verilmesini,ancak bu halde şirket tek ortaklı hale geleceğinden davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesinin gerekeceğini ileri sürerek, davalı …Tic. Ltd. Şti’nin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, öncelikle davacının … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/750 esasında davacının şirketin fesih ve tasfiyesi davasının derdest olduğunu, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğini, işin esası yönünden ise, gerçekten de davalı şirketin çalışma alanından daha geniş faaliyet alanı olan şirketin müvekkilleri tarafından kurulduğunu, bu şirketin davalı şirketin distribütörü olduğunu ve sadece davalı şirketin genel bayiliğini yaptığını, davalı şirketin bir mülkünün diğer şirkete şirketin devamı için satıldığını, davacının idareciliğine son verince şirketin daha karlı çalışmaya başladığını savunarak,davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının … 2 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/237 esas sayılı davasında, davalıların aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirket kurarak 6762 sayılı TTK’nın 547. maddesine aykırı davrandıklarını ileri sürdüğü, anılan davada mahkemece haksız rekabetin tespitine karar verildiği, 551/2. maddesine göre her ortağın haklı sebeplerle şirketin feshini isteyebileceği, davacının muhik sebeplere binaen davayı açtığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, şirketin feshine, tasfiye memuru atanmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davacı vekili, müvekkili ile davalıların diğer davalı … Tic. Ltd’nin ortağı olduklarını, davalı şirketle aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirket kurduklarını, 6762 sayılı TTK’nın 547. maddesine aykırı davrandıklarını ileri sürerek, şirket ortaklığından çıkartılmalarına karar verilmesini, ancak bu durumda şirket tek ortaklı hale geleceğinden şirketin fesih ve tasfiyesini talep etmiş, mahkemece şirketin feshi için muhik sebeplerin bulunduğu gerekçesiyle, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir. Oysa, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’nın 573/1. maddesi uyarınca limited şirketlerin tek ortaklı olarak da tüzel kişiliğini ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir. Aynı Kanun’un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
6103 sayılı Türk Ticaret Kanun’un Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un 3. maddesi hükmüne göre, tarafların iradelerinden bağımsız olarak, kanunla düzenlenen hukuki ilişkilere, bunlar Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olsalar bile, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanacaktır.
Bu durum karşısında, davacı tarafın öncelikle davalı gerçek kişilerin şirket ortaklığından çıkartılmasını istemesi, ancak bu durumda limited şirketin tek ortaklı hale gelecek olması nedeniyle şirketin feshini talep ettiği de nazara alınarak, 6103 sayılı Kanunu’nun 3. ve 6102 sayılı Kanun’un 573/1. ile 636/3. maddeleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılmak üzere, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınıp yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 07/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.