YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7531
KARAR NO : 2014/14399
KARAR TARİHİ : 24.09.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/02/2014 tarih ve 2013/364-2014/22 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … ibareli tanınmış markaları bulunduğunu, davalının da aynı ibareyi adına marka olarak tescil ettirdiğini, markalar arasında iltibas tehlikesi olduğunu, tanınmışlıklarından haksız yarar sağlandığını, tescilin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, davalı markalarının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, marka tescillerinin üzerinden 5 yıllık sürenin geçtiğini, davacı markasının tescil tarihinde tanınmış olmadığını, iyiniyetli olarak tescil ettirdiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda,toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, dava konusu markaların tescili esnasında kötü niyetli bulunmadığı, davanın 556 sayılı KHK’nın 42 maddesinde belirtilen tescil tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.