Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7541 E. 2014/14430 K. 24.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7541
KARAR NO : 2014/14430
KARAR TARİHİ : 24.09.2014

MAHKEMESİ : İZMİR (KAPATILAN) 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/05/2013
NUMARASI : 2012/281-2013/245

Taraflar arasında görülen davada İzmir (Kapatılan) 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/05/2013 tarih ve 2012/281-2013/245 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılar Doğan, Engin, E.. T.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin dava dışı M. İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin %10 paya sahip azınlık hak sahibi ortakları olup, şirketin sermaye yapısı incelendiğinde esasen 3 ana sermaye grubundan oluştuğunu, bunların %80 payla çoğunluk oy sahibi T. Ailesi, %10 payla müvekkili H. Ailesi ve %10 pay sahibi dava dışı E. Ş. olduğunu, şirket yönetim kurulunun 23.2.2007 tarihinden beri T. Ailesi üyeleri davalılardan oluştuğunu, şirket denetçisinin de yine T. ailesinin oy hakimiyeti ile seçilen davalı Suat olduğunu, şirketin yönetim kurulu üyeleri ve denetçisi olan davalıların 2008 ve 2010 hesap döneminde yapmış oldukları işlemler nedeniyle şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 TL şirket zararının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerinin ortağı olduğu M. İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş’ye ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı S.. G.., davaya cevap vermemiştir.
Diğer davalılar vekili, davanın zamanaşımı, derdestlik yönünden usulden, davacıların iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunun genel kurul kararıyla şirkete atanan özel denetçi raporundan da anlaşılacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yöneticiler tarafından şirketin karlı bir şekilde yönetildiği ancak, vergi mevzuatı yönünden sorumluluklarını yerine getirmediğinden bahisle tespit edilen usulsüzlüğe göre vergi cezası kesildiği, kesilen vergi cezasının ödendiği, bu ödeme sebebiyle davacıların 12.000 TL zarara uğradıkları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 12.000 TL şirket zararının dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile M.İnşaat San. Tic. A.Ş.’ne verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar Doğan, Engin, E.. T.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, dava 6762 sayılı TTK’nın 309. ve 336. maddelerine dayanan, anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ile denetçi olan davalıların şirkete verdikleri zararların tazmini istemine ilişkin sorumluluk davasıdır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK’un 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Nitekim, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.04.1992 tarih ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda “12.612 TL şirket zararının… davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline” karar verilmiştir. Ancak, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, “12.000 TL şirket zararının….davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline” şeklinde hüküm kurulmuştur. Buna göre, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmadığı, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmış olduğundan, kararın re’sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili ile davalılar Doğan, Engin, E.. T.. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalılar Doğan, Engin, E.. T.. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 24/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.