YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7560
KARAR NO : 2014/14433
KARAR TARİHİ : 24.09.2014
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/01/2014
NUMARASI : 2013/137-2014/17
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/01/2014 tarih ve 2013/137-2014/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin de ortağı olduğu davalı şirketin 09.05.2009 tarihli genel kurulunun açılışına ilişkin olarak çeşitli usulsüzlükler yaşandığını ve davacıların toplantıya alınmadıklarını ileri sürerek, anılan genel kurulun ve alınan kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ortakların TTK’nın 360/3 ncü madde hükmündeki yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, bu nedenle genel kurula katılamayacaklarını, hamiline yazılı hisse senedi sahiplerinin TTK’nın 360/3 ncı maddesi uyarınca genel kurulda oy haklarını kullanabilmek için hisse senetlerini veya bunlara mutasarrıf olduklarını gösteren vesikaları toplantı gününden bir hafta önce şirkete teslim etmek zorunda olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacıların dava konusu toplantıya katılmalarına engel çıkartılması hukuken korunamayacağı ve sermayenin artan kısmı tamamen ödenmeden davalının hamiline hisse senedi çıkarma hakkı da bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin 09/05/2009 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar vermilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptal istemine ilişkin olup; mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamı uyarınca yapılan inceleme sonucunda davacıların genel kurula katılma hakkı olduğu halde (hisse senedi tevdi etme zorunluluğu bulunmadığı halde) genel kurula katılmalarının engellendiği kabul edildiğine göre, davacıların genel kurul kararlarının iptali davası açmaya hakkı bulunmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK 381. maddesine göre, genel kurul kararlarının Kanuna, ana sözleşmeye ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı incelenerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, sırf genel kurula katılmasının engellendiğinden bahisle dava konusu genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.